Nisan 2025 Posts

FÎHİ MÂ FÎH’den alıntılar

 

Merhûm Ahmed Avni Konuk‘un tercümesi ve merhûm Dr. Selçuk Eraydın‘ın yayına hazırlaması ile İZ Yayıncılık’tan 2009’da 8. Baskısı 8. Baskısı İstanbul’da çıkmış olan bu kıymetli eserin birkaç yerinden yapacağım alıntılamalar oluşturacak bu yazıyı.

“Öyle sanırdım ayrıyım, dost gayridir, ben gayriyim / Bende olup işiteni bildim ki ol cânân imiş” (Niyâzi-i Mısrî) (s. XVII)

“Kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümid kesmez.” (Yûsuf, 12/87)

“Allah Teâlâ’nın rahmetinden ancak kafîrler kavmi ümitsizdirler.” (Yûsuf, 12/87)

“Sen kıymetçe iki cihânın ötesindesin; ne yapayım kendi kadrini bilmiyorsun.” (s. 18)

“Halkın muhtaç olduğu şeylerin hepsi, bizim kudret ve emrimizin hazîneleri katındadır. Biz onu ancak malûm mikdâr üzere indiririz.” (Hicr, 15/21)

“Şu halde Hak nûrundan yanmağa sabr etmeyen ve gücü yettiği kadar gayret göstermeyen adam, adam değildir. İdrâk olunan her şey Hak değildir. Âdem odur ki, gücü yettiği kadar gayretten uzak kalmayıp, durup dinlenmeden ve kararsız olarak Hakk’ın Celâl nûrunun etrâfını devr eyleye. Ve Hak odur ki, âdemi yakıp yok ede ve hiçbir akıl onu idrâk edemeye.”

“İmdi bilindi ki, o söylemiyor, Hak söylüyor. Nitekim Hak Teâlâ buyurur: “O kendi rey ve hevâsından söylemez. O, kendisine Allah tarafından ilkâ edilegelen bir vahyden başka bir şey değildir.” (Necm, 53/3-4) Hak Teâlâ harf ve savttan münezzehtir. O’nun kelâmı harf ve savt hâricidir. Velâkin kelâmını herhangi bir harf ve savttan ve herhangi dilden isterse cârî kılar.”

“(…) Bir adamı tanımak istersen onu söylet; sözünden bilirsin. (…) Hakk’ın öyle âdemleri vardır ki, azamet gâyetinden (sonundan) ve Hak gayretinden yüzlerini göstermezler; fakat halkı azîm maksûda ulaştırma ve iyilik severlik eylerler; ve herkesin işlerini Hakk’ın bildiği kubbelerin üstünden aşırırlar. Ne kerîm ve cevâddırlar (cömerdirler)! Böyle pâdişâhlar nâdir ve nâzenîndirler..”