Allah Posts

Bir bilimcinin sanki entelektüel tarihte bir ilkmiş gibi din ve Allah hakkındaki şımarık, iddiacı ve inkârcı tavrı

 

Hayrettin Karaman’ın “Bilim ve Din” başlıklı yazısını (Yeni Şafak, 09.12.2018) okurken, onun isim vermeden dine bakışı üzerinde durduğu ve bu konuda kendince kesin sonuçlara varmış gibi iddialı bir tavırda görünmesinin kendisine çocukça geldiğini belirttiği kişinin kim olduğunu hemen anladım. Yalnız Hayrettin hocanın “çocukça” nitelemesine katılmıyorum. Çocuklara haksızlık olur böylesi bir benzetme. Çocuklar sâftırlar. Hocanın hakkında yazdığı kişi sâf olabilir mi? O da elbette çocukken ve belki belli bir dönemine kadar sâftı, ama sonradan cüz’î aklının rehberliğinde bu duruma kadar gelmiş olmalı.

“Hakikatle irtibatlı olmak kadar önemli başka bir şey yok şu dünyada.”

 

Gökhan Özcan‘ın bu günkü “Bir mektuba cevabımdır” başlıklı yazısında (Yeni Şafak, 26.11.2018) geçiyor başlıkta alıntıladığım cümle. Çok etkilendim bu cümleyi okuduğumda. Ne mutlu varsa gerçekten hakikatle irtibatlı olarak düşünenlere ve yaşayanlara! Ama böyle olmasa da, yazarın hemen o yürek hoplatan cümlesinin ardından dile getirdiği “Bu irtibat azala eksile pamuk iplikleriyle sürdürülür hale gelmiş bile olsa, çok önemli.” tesbitinin işâret ettiği durum da, onun dediği gibi, gerçekten çok önemli.

Bir âyet meâli (Âyet-el kürsî)

 

Özellikle merhûm Balıkesirli Hasan Basri Çantay‘ ın (1887-1964) Kur’ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm” adlı eserinden (Birinci Cild, Yedinci Baskı, 1392 H./1972 M. Nâşiri: Mürşid Çantay,Bayezid-İstanbul, Ahmed Said Matbaası) istifâde ederek, Kurân- Kerîm’in Bakara Sûresi’nin 255. âyeti olan ve Âyet-el Kürsî olarak bilinen âyet-i kerîmenin bir ölçüde tefsirli meâlini sunacağım.

“Tevhîdin hizmetindeki teksîr”

 

Başlıkta alıntıladığım ifade, William C. Chittick’in Türkçe’ye “Kozmos’taki Tek Hakikat” diye çevrilen (tercüme: Ömer Çolakoğlu, Sufi Kitap) “Science of the Cosmos, Science of the Soul: The Pertinence of Islamic Cosmology in the Modern World (Oxford: Oneworld)” eserinde şu cümle içinde geçiyor: İslâmî dünya görüşü, “tevhîdin hizmetindeki teksîr” olarak vasıflandırılabilir. Bunu izleyen cümlede ise bilimsel dünya görüşüne “tevhîdsiz teksîr” denilebileceği ifade ediliyor. Kitabın bu bölümünün birkaç yerinden alıntılar sunacağım:

“Allah tahammül edenlerle değil, sabredenlerle beraberdir.”

 

“(…) Döndükçe baş döndüren modernlik çemberi git gide itikada musallat olur.