Allah Posts

“Allah hiçbir zamanı hakikatsiz bırakmadı, bırakmaz. Ve hakikat mutlak güzelliktir.”

 

Gökhan Özcan‘ın “Değişen ve değişmez olan” başlıklı yazısından (Yeni Şafak, 29 Mart 2018):

“(…) Bu belki tabiidir, şartlar değişince hayat da değişir. Ve insan geçmişini özler. Bu hep böyle oldu. Ama bu zamana özgü başka bir sıkıntı var; geride bıraktıklarımızın yerine, hayatın yoksullaşmasına engel olacak ağırlıkta pek bir şey koyamıyoruz sanki biz.

“Bir Hasan Celâl Güzel geçti Türkiye’den”

 

Hasan Celâl Güzel bende olduğu gibi birçok kişide, soyadına uyan bir insan, bir siyasetçi olarak izlenim bırakıp gitti. Allah rahmet ve mağfiret eylesin. Öldüğü günün ertesi yani bugün bazı gazetelerde bazı yazarların ondan söz edeceklerini umarak baktığımda, evet, hem de edebiyat yanı ile dikkat çeken bazı yazarlar dahi merhûmdan istisnâî bir siyasetçi insan olarak bahsediyorlar.

“Yitirilmiş Hikmeti Ararken” adlı kitaptan (müelllifi: İlhan Kutluer) bazı sözler/ifâdeler (2)

 

“(…) Kelâmcı doğru itikadın peşindedir. Mutasavvıf ise bilgi kavramıyla nur kavramını özdeşleştirerek marifet adını verdiği, nazarî-aklî verilerin ötesinde manevî aydınlanma süreçleriyle ulaşılmış bir hakikati esas alır. Manevî aydınlanma süreçleri, önce teorik akıldan değil pratik akıldan başlar; belli bir erdemlilik ve arınma düzeyini yakalamaya yönelir. Arınma insânî yetkinliği, insânî yetkinlik aşk merdiveniyle yücelişi ve sonuçta Sevgili’ye vuslatı getirir. (…)” (s.62)

Kur’an’dan bir âyet üzerinde düşünme

 

“İnsanlardan öylesi de vardır ki Allah’ın rızasını taleb maksadıyla ( özgürce o rıza için yaşamak üzere, bütün malını fidye-i necât (kurtuluş fidyesi) olarak düşmanlara bırakıp, bir diğer ifadeyle kendisine ait tüm mal varlığını düşmanlara verip ) kendini satın alır. Allah kullarına çok merhametlidir.” (Bakara,2/207) (Başka meallerden de yararlanarak özellikle (Balıkesirli) Hasan Basri Çantay’a ait Kur’ân- Hakîm ve Meâl-i Kerîm, 1.Cild, Yedinci Baskı, 1392 H., 1972 M.)

İnsan hayâtı, ona anlam katılması ve gerçek marifet

 

(…) İnsan hayatına anlam katmasını beklediğimiz hiçbir amaca iki adımda katedilecek bir yolla ulaşılamayacağını bilmeli ve bunu kabullenmeliyiz. (…)