“Kültürden Medeniyete”
Merhûm Ş. Teoman Duralı‘nın 2 aylık düşünce dergisi olan Teklif‘te (Kasım 2023, s.12) çıkan başlığını bu yazıya da başlık olarak alıntıladığım yazısının birkaç yerinden yapacağım alıntılamalarım oluşturacak bu yazıyı.
“Medeniyet seviyesine erişebilmiş kültürlerde gelenekleşmiş örfler, ödev-hak dengesi gözetilerek sıkıca belirlenmiş düzenlere dönüştürülmüş, buradan da hukuk, dolayısıyla da kanunlar oluşturulmuştur. Hukukun ise, aslı esası ahlâktır : Geleneklere geçmiş göreneklerdeki ahlâk, yaptırım gücü bulunmayan yaşama tarzıdır. Bu hâliyle ahlâk devingen ve akışkandır. Hâlbuki özellikle yazıyla tesbitinden itibaren hukuk, sâbitleştirilmiş bir düzendir. Hukuköncesi dönemlerde kişiler, geleneklerle aktarılagelinmiş gevşek ölçülerle örülmüş göreneklerde yaşardı. Hukukun hâkim olduğu ortamlardaysa, kanun biçimine dönüştürülmüş hâliyle yine göreneklerde, fakat bu kere sıkıca belirlenmiş ölçülerin, daha doğrusu, zorlayıcı şartlar demek olan kıstasların gölgesinde yaşanır olmuştur. “Gölge”nin kapsamı artık besbelirgindir. Onun kapsamında, çerçevesinde yaşamanın mükâfatı “varolma ruhsatı”dır. Buna ise “meşruluk” denir. (…)
