Uncategorized Posts

“Fiziğin sınırları”

 

2 aylık düşünce dergisi olan Teklif’te (Temmuz 2023 / Sayı 10) Enis Doko‘nun bir yazısının başlığı bu. O yazının birkaç yerinden yapacağım alıntılamalar bu yazıyı oluşturacak.

“Bilimlerin çoğu nedenselliği kullanarak evreni tarif etmeye çalışırken, fizik genellikle soyut ve matematiksel yasalarla evreni tarif eder. Elbette fizikte de nedensellik önemlidir ama doğa yasalarına göre ikincildir.” (s.132)

Fusûsu’l-Hikem Tercüme ve Şerhi-II’den alıntılar

 

Muhyiddin İbnu’l-Arabî‘nin ünlü eserlerinden biri olan bu eserin Ahmed Avni Konuk tercüme ve şerhi Prof.Dr. Mustafa Tahralı ve merhum Dr. Selçuk Eraydın tarafından yayına hazırlanmış ve İFAV (M.Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları) Yayını (7. Basım Nisan 2017) olarak çıkmıştır. Dört cilt olarak yayınlanan bu eserin II. cild’inin birkaç yerinden yapacağım alıntılamalar oluşturacak bu yazıyı.

“Allah herşeyi yani bütün varlıkları hem ilmiyle hem de varlığıyla kuşatmıştır.” (Nisâ, 4/126) Şu halde herhangi bir varlığın Hakk’ın varlığı hâricinde müstakil bir varlığı yoktur. Eğer O’nun varlığı hâricinde herhangi bir şey olabilseydi, O’nun sonsuz olan varlığına bir had ve hudut çizilmiş olurdu ki, ‘mutlak varlık’ hakkında bunun tasavvur edilmesi mümkün değildir.” (s.37)

“Meselenin özünde estetik var.”

 

İsmet Özel‘in İstiklâl Marşı Derneği internet portali İsmet Özel Köşesi’nde ALIN TERİ GÖZ NURU üst-başlığı altında AKSAMAYAN DUYGULAR başlığıyla çıkan 8 Muharrem 1445 (26 Temmuz 2023) tarihli yazısının (istiklalmarsidernegi.org.tr/Ismet Ozel? Id=184&Katld=7) birkaç yerinden yapacağım alıntılamalar (bunlardan ilki o yazının ikinci paragrafının sonuna doğru bir cümle olup alıntı olarak bu yazının başlığını teşkil etmekte) oluşturacak bu yazıyı.

“(…) Cumhuriyet idaresiyle birlikte fes yerini batılılaşmanın nihaî hedefi olan fötre bıraktı. Niçin böyle oldu ve niçin hâlâ Batı ile temas ‘üstün’ kabul edilen; ama aslında köleliğin son şeklini geri kalmış ülkelere yutturan teknoloji üzerinden yürütülüyor?

Fusûsu’l-Hikem Tercüme Ve Şerhi-I’den alıntılar

 

“Muhyiddin İbnu’l-Arabînin(d.560/1165) İspanya-Mürsiye; Mısır’a ve Mekke’ye seyahati (596/1199), Irak’a gelişi (601/1205), Anadolu’ya geçmesi (Erzurum, Sivas, Malatya ve Konya’da bulunuşu (602/1205), Şam’a gitmesi ve oraya yerleşmesi (618/1222), vefatı Şam’dadır (638/1240).”(s.29)

“Pek çok eserin müellifi olan İbnu’l-Arabî özellikle son eserlerinden biri olan Fusûsu’l-Hikem ve büyük eseri el-Fütûhâtü’l- Mekkiyye ile İslâm âleminde ve çağımızda da bütün dünyada tanınmış ve şöhret bulmuştur.

Bilim hakkında düşünceler

 

2 aylık düşünce dergisi olan Teklif’den (Temmuz 2023/ Sayı 10) bilim hakkında düşüncelerini aktaracağım ilahiyatçı akademisyenler İ.Fazlıoğlu, T. Görgün, Ö. Türker, D.Çiçek, A. A. Çitil, İ.H. Üçer’dir.

“Bilimsel bilgi mâkûl bir şekilde (yöntemli olmak ile mâkûliyeti eş anlamlı olarak kullanabiliriz burada) problem çözme faaliyeti olarak temayüz ediyor. (…) Problem çözmenin bir tane yolu yoktur. Her problem çözme faaliyeti bilimsel sıfatını taşımaz. Bunlar arasında bilimsel olma sıfatını hakkeden, kısaca mâkûl olan yani bir usûle bağlı olandır.” (T. Görgün)

“Bilimin aslında tüm dönemlerde temel bir karakteri var. İster Yunan’da olsun, ister İslam’da olsun, ister günümüzde olsun, bilim, konusu her ne ise onunla ilgili dakikleştirilmiş idrâk iddiasında bulunuyor.” (Ö. Türker)

” (…) Mesela modertn bir sanatçı için klasik sanat, estetik biliminin mevzuu değildir; zanaattir ve bilim dışıdır. Modern paradigmayı paranteze almadan küllî olarak sadece bizde değil Batı’da da bilimden nasıl konuşabiliriz ki?” (D. Çiçek)