İlhan Kutluer’in “Yitirilmiş Hikmeti Ararken” kitabından (İz Yayıncılık 4.Baskı 2017) alıntılar
“(…) Bu bölümde (Birinci bölüm) yer alan yazıların ortak hedefi tefekkür geleneğimizi ele almanın mümkün yöntemleri hakkında belli bir farkındalık oluşturmak, bunu yapmaya çalışırken yorumlayıcı ve anlamlandırıcı yaklaşımları denemektir. İkinci bölümde ise araştırma metinleri yer almaktadır. Bu bölümdeki makaleler özellikle klasik İslâm düşüncesinin felsefi boyutlarını belirgin kılmayı amaçlayan bir muhtevaya sahiptir.(…) Kitap, geleneğin sancaklarını günümüzün fikir dünyasına taşıyacak ve geleceğin medeniyet burçlarına dikecek olan hikmet yolcularına ithaf edilmiştir. Yitik hikmet hazinesine götürecek fikrî haritaları geleneğin birikimi ve çağının deneyimiyle yeniden çizecek olan bu seçkin yolcuları selamlıyorum.” ( ‘Sunuş’ başlıklı bölümden, s. 11-12)
“(…) 2001den itibaren yaklaşık on yıl içinde çeşitli toplantılarda sunulmuş yahut çeşitli dergilerde yayınlanmış bu metinlerin temel meselesi İslâm entelektüel geleneği hakkında günümüz düşünen insanının ilgi ve anlam dünyasına karşılık gelebilecek bazı ana fikirlere ulaşmaktı. (…) Biz de bu sürecin nâçiz bir işçisi olarak klasik entelektüel geleneğimizi konu edinen yazılarımız tarafından eğitildik. Bu deneme ve makalelere uğraşırken zihnî çaba bizi de bir yerden aldı bir yere taşıdı doğal olarak. (…) Düşünme ve araştırmanın doğasında birikimsellik var ve elinizdeki türden yazılar birikimsellik gerçeği karşısında kendi sınavını vermek zorunda. (…) Son söz olarak bildiğimiz, bildiğimizi sandığımız ve bilmediklerimiz için geleneğe uyarak ‘Allahu a’lemu bi’s-savâb’ diyoruz, vesselam. Prof. Dr. İlhan Kutluer. Mart 2017, Beylerbeyi ” ( ‘Yeni Baskı İçin Birkaç Söz’ başlıklı bölümden, s. 13-14)
“(…) Şu halde yenileme ve yineleme mantığından kastettiğimiz mana İslâm düşünce mirasını yeniden üretirken başvuracağınız, ne skolâstik bir muhafazakârlığa ne de köksüz bir modernizme götüren, elverişli bir yöntemden ibarettir. Bu yöntem genelde İslâm entelektüel geleneği özelde de İslâm felsefesine yeniden üretme amacıyla yaklaşan araştırmacıya önemli fikrî açılımlar kazandıracağı fikrini öngörür. (…) Sözgelişi Aristo/Batlamyus modelinin artık mevcut teorik ve empirik birikim karşısındaki eskiliği; Kur’an, kainat ve insan kitabının kozmolojik okunuşuna günümüzde eskisi kadar katkı sağlayamaz. (s. 21)
“(…) Açıkçası İslâm felsefesini insanlığın düşünce serüveninde bir başarı olarak kaydetmeye tarihçiyi mecbur bırakan cesîm bir gelenek ve literatür söz konusudur. (…)”
No Comments