Ölüm üzerine…
(Bu yazımı dijital olarak yayını da sona ermiş bulunan Radikal’in bir blog yazarı olarak 24.02.2016 günü kaleme almıştım ve aynı gün orada yayınlanmıştı. Burada da bulunsun istedim.)
(Bu yazımı dijital olarak yayını da sona ermiş bulunan Radikal’in bir blog yazarı olarak 24.02.2016 günü kaleme almıştım ve aynı gün orada yayınlanmıştı. Burada da bulunsun istedim.)
Sadreddin Konevî (k.s.) hazretlerinin (d.1210- v.1274) “en-nefahâtü’l-ilâhiyye” adlı eserini, şükürler olsun ki, Ekrem Demirli çevirisiyle “İlâhî Nefhalar” olarak (İz Yayıncılık, 2. Baskı: İstanbul, 2004; ISBN: 975-355-494-X) okuma imkânına sahibiz. Bu eserden bazı sözler aktaracağım.
” ‘Furkan’ olarak okumanın dışında Kur’an’dan sakın! Allah onun vesilesiyle pek çok kişiyi saptırır, yani onları hayrete düşürür; pek çok kişiye de hidayet eder, yani anlama rızkı verir. Bu rızık Kur’an’ın sahip olduğu beyanın bilgisidir. Kur’an vesilesiyle sapanlar fasıklar, yani Kur’an’ın sınır ve kurallarının dışına çıkanlardır.” (Fütûhât-ı Mekkiyye, 18. Cilt, s.66, Muhyiddin İbn Arabî, Çeviri: Ekrem Demirli, Litera Yayıncılık, İstanbul-2012, ISBN: 978-975-6329-84-9)
Yeni Şafak gazetesi yazarlarından, bir akademisyen ve entelektüel olarak düşünür yanı ile dikkatimi çeken, dolayısıyla yazılarını ve konuşmalarını izlemeye çalıştığım Süleyman Seyfi Öğün’ün 29 Şubat 2016 tarihli Yeni Şafak’ta çıkmış olan “Doğanın kültürelleştirilmesi” başlıklı yazısından seçtiğim sözlerini aktaracağım.