“Bilin ki muhakkâk Allah’ın cezâsı pek çetindir.”
(Bununla berâber) Allah hakîkaten çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir de. (başlığı ve yazının ilk cümlesini oluşturan ifâdeler, merhûm Hasan Basri Çantay’ın KUR’ÂN-I HAKÎM VE MEÂL-İ KERÎM isimli üç ciltlik eserinin ilk cildindendir. Bu cildden yapacağım alıntılamalar oluşturacak bu yazıyı.
“(Hakîkati) bilmeyenler (veya bilip de bilmezden gelenler) : “Ne olur, Allah bizimle (senin hak peygamber olduğuna dâir yüz yüze bir) konuşsa, yahut (bu babda) bize bir âyet (mu’cize) gelse” dediler. Onlardan evvelkiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. (dipnot: Musâ ve Îsâ) aleyhimesselâma.) Kalbleri birbirine ne kadar da benzemiş! Biz hakîkatleri iyice bilmek isteyenlere âyetlerimizi apaçık göstermişizdir. (118)
(Habîbim) şüphe yok ki biz seni (rahmetimizin) kâmil bir müjdecisi ve (azâbımızın) gerçek korkutucu(su ve habercisi) olarak o Hak (Kur’ân) ile gönderdik. Sen cehennemin arkadaşlarından (cehennemlik olanların küfürde ayak diremelerinden) sorumlu olacak değilsin. (119)
Aynı eserin İkinci Cildi’nden alıntılamalar :
Allah gökden (bulutdan) su (yağmur) indirdi de onunla yer (yüzün) e, ölümünden sonra can verdi. şübhesiz ki bunda dinleyecek bir kavm için (ibret verici) bir âyet vardır (dipnot: “dinleyecek bir kavm için” karînesi (ipucu) gökden indirilen suyun ilâhî vahiyden, onun “yer yüzüne, ölümünden sonra can vermesi” o vahiy ile câhilî beşeriyyetin ilim ile, hidâyet nûrıyle ma’nen dirileceğinden ve “âyet”in de Kur’ân-ı Kerîm âyetlerinden kinâye olduğunu işrab etmektedir (maksadı kapalı olarak anlatmaktadır.) Bununla birlikte dinlemeyi hakîkat anlamıyla alırsak bunun can kulağıyla dinlemek olması muhtemeldir. Nitekim birçok yorumcular da böyle demişlerdir. Size onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla geçen dubduru (ve tertemiz) bir süt içiriyoruz.” (65.-66. âyetler) 67- Hurma ağaçlarının meyvesinden ve üzümlerden de içecek ve güzel bir rızk edinirsiniz. İşte bunda da aklını kullanacak bir kavm için hiç şübhesiz bir âyet vardır.
68-69– Rabbin bal arısına: “Dağlardan, ağaçlardan ve (insanların senin için yapacakları) çardaklardan evler (kovanlar) edin, sonra meyve (ve çiçek) lerin her birinden ye de Rabbinin (bal i’mâlinde öğrettiği ve) kolaylıklar gösterdiği yaylım yollarına git” diye ilham etdi. Onların karınlarından (ağızlarından) (dipnot: Bedenin içinde bulunan her boşluğa “Batn” denilir. “Râzî”. Bal, içecek türündendir. Onu arı ağzından o sûretle çıkarır. “Medârik”

No Comments