Ebû Yezîd Bistâmî (k.s.)
Adı Tayfur b. Îsâ b. Âdem b. Sürûşan’dır. Babası önceleri mecûsî idi. Sonra Müslüman olmuştur. Âdem ve Ali isimlerinde iki kardeşi vardır ve her ikisi de zühd ve takvâ sâhibiydi.
Bistam’da dünyaya geldi. Bistam, Nişâbur yolu üzerinde büyük bir şehir merkezidir. 261/874 târihinde vefat etti. Hüseyin b. Yahyâ, 234/848-49 tarihinde vefat ettiğini rivâyet eder. (dipnot: a.g.e. s.67; Kuşeyrî, a.g.e., s. I/80; Molla Câmî, a.g.e., s.109. Hanefî mezhebindendir. (dipnot: a.g.e., s.110.) Bâyezîd “vahdet-i vücûd” akîdesinin öncüsü olarak bilinir. Şatahât kabîlinden birtakım sözler söylediği, bu sebepten de zamânında çok tenkîde uğradığı söylenir.
Bâyezid’e göre Hakk’a vuslat fenâ ile gerçekleşir. Fenâ-yı fiil, tevhîd-i ef’âl’e, fenâ-yı sıfât, tevhîd-i sıfat’a ve fenâ-yı Zât, tevhîd-i Zât’a ulaştırır. (dipnot: a.g.e., s. 110)
Bistâmî’ye farz ve sünnetin ne olduğu sorulduğunda o: Sünnetin dünyayı terk, farzın da Allah ile sohbet etmek olduğunu söyledikten sonra, şunları ilâve etmiştir: ” Sünnet Peygamber (s.a.v.) in hayâtını rehber ittihaz etmektir ki o, dünyaya hiç iltifat etmemiştir. Kitab (Kur’ân-ı Kerîm) ile meşgûl olmak ise, insanı Mevlâ’sıyla sohbet durumuna getirir. Kim farz ve sünnete uygun hareket ederse, kemâle ermiş olur.
Bistâmî’ye göre âbid; Allah Teâlâ’ya, namaz, oruç, zekât, hac gibi farzları yerine getirmek, sünnet ve nâfilelerle de O’na yaklaşmak için ibâdet eder. Ârif ise her hâliyle ibâdettedir.
Bistâmî ilmin önemini su sözleriyle belirtmiştir:
“Otuz sene mücâhede ile meşgul oldum. İlimden ve ona uymaktan daha güç bir şey bulmadım. Şâyet ulemânın ihtilâfı olmasaydı, ben yolumda ilerliyemezdim; tevhîd dışında ulemânın ihtilâfı rahmettir.”
No Comments