Eman Mertebesi

 

el-Mü’min İlahi İsmi

Eman veren el-Mü’min ve er-Rab / Bütün yaratıklar el-Mü’min diye dua eder / O kendi hakkını ve bizim hakkımızı bilen / Bizim vazifemizi ve kendi üzerindekini bilir

Bu isim hakkında da şu beyitleri söyledik:

Eman korkanlara ait / Demek ki müşahede eden ve emre uyan emindir

Münezzeh Hak her şeyi verir ona /
Farklı türlerde marifetler verir

Arif haline gelir, öyle ki / Hibelerde ve marifetlerde eksiklik zarar vermez ona / Rahman’ın bizdeki gayreti olmasaydı / Her arif için emanı ispat ederdim / Fakat gizledim ki Rabbim gizlensin istiyor / Keşif sahibi için irade eder bunu

Bu mertebe el-Mü’min’in kuluna aittir. Her mertebenin kulu olduğu gibi her mertebenin ilahi ismi vardır. Hakkında konuştuğumuz ilk mertebe Allah’ın kuluna ait iken onu izleyen mertebe abdurabbihi -yani Rabbin kuluna değil- kendi rabbinin kuluna aittir; bu itibarla er-Rab ismi Allah’ın kelamında her zaman tamlamayla gelmiştir. Sonra Rahman’ın kulu, sonra el-Melik’in kulu, sonra el-Kuddûs’un kulu, sonra es-Selam’ın kulu, sonra el-Mü’min’in kulu gelir. Mü’mininnkuluna ait mertebe bu mertebedir.

Bu yola girmenin ardından bir veya iki sene sonra kendi devrimde bilebildiğim kadarıyla başka kimsenin ulaşamayacağı bir tarzda bu kulluk mertebesine ulaştım ve onunla tahakkuk ettim. Bu konuda kimsenin sınanmayacağı şekilde sınandım, ardından bu makamı hiçbir şeyi eksik bırakmayacak şekilde geçtim. Artık benim için hava duruldu, göğün haberleriyle aramda herhangi bir engel kalmadı. Allah beni kendisi hakkında tefekkür etmekten korudu. O’nu ancak kendi sözü, haberi ve şahitliğinden öğrendim ve fikrim bu mertebede işlevsiz kaldı. Fikrim bu nedenle bana teşekkür ederek şöyle dedi: ‘Sayende tasarruf etmemin bana yakışmadığı alanda tasarruf etmekten ve yorulmaktan beni koruyan Allah’a hamdolsun.’

No Comments

Leave a Comment

Please be polite. We appreciate that.
Your email address will not be published and required fields are marked