“Halka güvenlilik vaat eden vaadinde durup durmadığına bakılmaksızın bir mevkii elinde tutar.”

 

İsmet Özel‘in İstiklâl Marşı Derneği internet portali İsmet Özel Köşesi’nde “ALIN TERİ GÖZ NURU ” üst-başlığı altında çıkan “ISMARLAMA CUMHURİYET OLUR; AMA” başlıklı, 14 Ramazan 1443 (15 Nisan 2022) tarihli yazısının (http://www.istiklalmarsidernegi.org.tr/IsmetOzel?Id=118&KatId=7) birkaç yerinden yapacağım alıntılamalar (bunlardan ilki yazının son cümlesi olup bu yazının başlığını teşkil ediyor) oluşturacak yazımı.

“(…) 1917-1991 arasında hüküm süren ve II. Cihan Harbi sonrasından dağılışına, haritadan silinişine kadar ‘süper güç’ vasfıyla anılan SSCB’nin kuruluş yıllarından söz ediyorum.

Büyük Britanya’nın bir kolonisi olmaktan sıyrılıp bağımsız bir devlet olarak dünya siyasetine giren ABD’nin kendine cumhuriyet demekten başka çaresi yoktu. (…) Tarihe göz atmaktan söz ettim. Nasıl yapabiliriz bunu? Gözlerimizi kısmadan bunu başarabileceğimizi sanmıyorum.  (…)
Tarihe bakan gözlerimizi ancak milliyet derdini dert bildiğimiz zaman kısabiliriz. (…) Dünyada Müslümanların başına ne geldi sualini atlayarak Türk tarihine bakmış olmamız yüzyıllar içinde bizi istikametsiz bıraktı. 

(…) ABD’yi teşkil eden 13 devletten hiçbiri yekdiğeri karşısında üstünlük sağlamayacaktı. Bu bir Anayasa hükmü idi. Bu yeni vakıa sermaye sahiplerinin geleceği temsil ettiklerinin resmidir.  Avrupa kıtasında andığım resme bir başka resim rakip oldu. (…) İki resmin rekabetine bel bağlayanlar emek-sermaye zıtlaşmasına da bel bağlamış oldu. (…)

(…) Soğuk Savaş adı verilen şey milyonlarca değil, milyarlarca ruh hastasını normal addetmemize sebep teşkil ediyordu.  (…)
Yani İkinci Cihan Harbi sonrası yıllar bütün insanların bir tür deliliğe normallik hakkı tanıdığı yıllar oldu. 

(…) Hatırladığınızdan bugüne kendi ömrünüzü hatıra getirin: İnsan sayılmaklığımızla bizler budaklarımızı severek yetişkinliğe ermiş yaratıklarız. En kesif meşguliyeti okumak-yazmak olan ben bile ömrümün en büyük kısmını Misâk-ı Millî sınırlarının yürürlükteki Türkiye Cumhuriyeti sınırları olduğu zannıyla geçirdim. (…)”

No Comments

Leave a Comment

Please be polite. We appreciate that.
Your email address will not be published and required fields are marked