Kur’ân-ı Kerîm’den bazı âyetler (meâl /anlam olarak)
*O, “dîni doğru tutun, onda tefrikaya [ayrılığa] düşmeyin” diye dînden hem Nûh’a tavsiye ettiğini;[aynı anlamda] hem sana vahyeylediğimizi; hem İbrâhîm’e, Mûsâ’ya ve Îsa’ya tavsiye ettiğimizi, sizin için de şerîat yaptı. Senin kendilerini davet etmekte olduğun şey müşriklerin [Allah’a ortak koşanların] üzerinde büyüdü (ağır geldi). Allah kimi dilerse buna, onu seçip çeker, (ancak kendisine itaatla) dönmekte olanları bunda başarılı kılar. (Şûra Sûresi 42/13)
*Allah, hakkın ikâmesine sebeb olmak üzere kitab(lar)ı ve mîzanı indirendir. Ne bilirsin, belki de o sâat [Hesap günü] yakındır. (aynı Sûre 42/17)
*Sizi çarpan bir musîbet kendi ellerinizin işleyip kazandığı yüzündendir. (Bununla birlikte Allah) bir çoğunu da affeder. (aynı Sûre 42/30)
*Siz yeryüzünde O’nu (Allah’ı) âciz bırakabilecek değilsiniz. Sizin Allah’tan başka bir hâmîniz de, yardımcınız da yoktur. (aynı Sûre 42/31)
*Kötülüğün karşılığı ona denk bir kötülüktür. Fakat kim affeder, barışı sağlarsa mükâfâtı Allah’a aittir. Şüphe yok ki O zâlimleri aslâ sevmez.(aynı Sûre 42/40)
*Allah kimi şaşırtırsa bundan sonra onun hiçbir hâmîsi yoktur. O zâlimleri göreceksin: onlar azâbı gördükleri zaman “(Dünyaya) geri dönmeye bir yol var mı” diyecekler. (aynı Sûre 42/44)
*Onların (ateşe) arz olunurlarken, zilletten boyunlarını büke büke göz ucuyla (nasıl) bakacaklarını göreceksin. İman etmiş olanlar şöyle diyeceklerdir: “Gerçek hüsrâna düşenler, kıyâmet günü kendilerini de taraftarlarını da hüsrâna uğratanlardır.” Gözünüzü açın ki zâlimler muhakkak sürekli bir azab içindedirler. (aynı Sûre 42/45)
*Allahdan reddine aslâ çâre olmayacak bir gün gelmeden önce Rabbinize icâbet edin. O gün sizin için sığınacak bir yer de, (günahlarınızı) inkâr(a bir mecâl) de yoktur. (aynı Sûre 42/47)
Kaynak eser: Kur’ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm, Balıkesirli Hasan Basri Çantay, İkinci Cild, Yedinci Baskı, 1972, Nâşiri: Mürşid Çantay, Bayezid- İstanbul.
No Comments