Vefâtının 50. yıl dönümünde Necmeddin Okyay hakkında M.Uğur Derman’ın yazısından alıntılar
Derin Tarih dergisinin Ocak 2026 Sayısında “Vefâtının 50. yıl dönümünde Necmeddin Okyay” başlıklı bir yazısı çıktı M. Uğur Derman‘ın. O yazının birkaç yerinden yapacağım alıntılamalar teşkil edecek bu yazıyı.
Necmeddin Okyay’ın evi -artık yerinde yeller esmekle beraber- Üsküdar’ın Toygartepesi semtinde Şâir Rûhi Sokağı’ndaki 5 numaralı ahşab evdi. Sokağın karşı sırasındaki bir hânede “Said Paşa İmâmı” lakabıyla anılan mevlidhan Hasan Rıza Efendi (ö. 1890) oturmaktaydı. (Mehmed Âkif merhûmun bu zatla ilgili latif şiiri “Said Paşa İmâmı” başlığıyla Safahat’ın 7. Kitabı olan Gölgeler’ de okunabilir). İlâhî bir cezbe hâliyle yaşayan Hasan Rıza Efendi, 1882 yılının sonlarında bir sabah, hiç mûtâdı olmadığı halde karşı komşusunun kapısını çalar ve selâmdan sonra: “Bir oğlun olacak, ismini Necmeddin koy!” diyerek yürür gider. Üsküdar Mahkeme-i Şer’iyesi’nin başkâtibliği ile berâber – babadan müntakil- Yenicâmi imam ve hatibliğini de sürdüren Mehmed Abdünnebi Efendi, o akşam rüyasında, yatak odasının penceresine bir kuyruklu yıldız konduğunu görür. Aradan birkaç ay geçince, 28 Ocak 1883 günü, beklenen Mehmed Necmeddin doğar.
Küçük Necmeddin, Osmanlı teâmülüne göre yaşı dört sene, dört ay, dört güne erişdiğinde mahalle mektebine başlaması gerekirken, babaannesinin o yıl hacca gitmek arzusu üzerine henüz dört yaşındayken ibtidâî tahsili için evlerinin yakınındaki Karagâzi (Karakâdı) mahalle mektebine başladı ve üç yılın hitâmında buradan mezûn olunca, Kasabzâde Mehmed Efendi’den Kur’ân-ı Kerîm hıfzını ilerletdi. Müteâkıben Ahmediye- Çavuşderesi semtleri arasındaki Ravza-i Terakki isimli (bugünkü adı: Halil Rüşdü İlköğretim Okulu) husûsi mektebin, önce ilk kısmını üçüncü sınıfdan başlayarak o yıl bitirdi; aynı yerde orta tahsilini sürdürdü. Bu esnâda rık’a, dîvânî ve celî dîvânî yazılarını bu mektebin hüsn-i hat muallimi Hasan Tal’at Bey’den rüşdiye (orta mekteb) seviyesine göre meşk edip icâzetini aldı; yine o sıralarda hâfızlık eğitimini de, Kasabzâde’nin vefâtı sebebiyle mektebin hocası Hâfız Şükri Efendi’den tamamladı. Ravza’nın hat muallimi, genç necmeddin’deki istidâdı görünce, kendisini Nuruosmaniye medresesi’ndeki yazı odasına 1902 yılında götürerek; oranın hocası olan Filibeli Hacı Ârif Efendi’ye (1836-1909) devâmını sağladı. Ârif Efendi, Bakkal lakabıyla tanınan bir hat üstâdıydı ve medreseye gelen birçok meraklıya sülüs- nesih yazılarını meşk ediyordu.

No Comments