Uncategorized Posts

İsmet Özel’e dua

 

1970’li yıllardan bu yana şiirleri yanısıra yazılarının da sıkı bir tâkipçisi olduğum, hele iyi yazı okuyabilme imkânının iyice azaldığı şu dönemde haftada bir Cuma günleri yazısını okumayı merak ve heyecanla beklediğim İsmet Özel’in kalp krizi geçirerek hastanede olduğu haberini sarsılarak, üzüntüyle karşıladım.
Rabb’imden acilen şifa niyaz eder, sağlığına kavuşmasını dilerim. Allah Teâlâ onu ihtiyarlık yıllarında ve böylesi ciddî bir sağlık meselesi de başına gelmiş olsa, sağlık ve âfiyetle yaşatsın, yaşarken yazmasını mümkün kılsın, yazılarını okumaktan bizleri mahrum etmesin. Âmîn. Bütün sevenlerinden elbette dua umulur.

İsmet Özel’in sağlık durumu hakkında haber alındıkça o bilgiler bu yazıya eklenecektir; yani bu yazı o haberlere göre güncellenebilecek özellikte bir yazıdır.

Fuat Köprülü: şahsiyeti ve eserlerine dair İsmail Kara’dan birkaç söz

 

İsmail Kara‘nın 1. Baskısı Kasım 2018’de, 2. Baskısı Aralık 2018’de gerçekleşmiş olan “Zafer Değil Sefer” adlı Dergâh Yayınları’ndan çıkmış kitabının “Birinci Bölüm: Birkaç Adım” başlıklı kısmından (s.25-26) birkaç alıntı sunacağım. Bunu yaparken belki bir iki yerde parantez açarak naçizâne kanaatimi belirtebilirim.

Fatih Sultan Mehmed ve Osmanlı İmparatorluğu: iddialı bir jeoloji profesörü ve iki seçkin tarihçi

 

Derin Tarih dergisinde (Mart 2019 sayısı) İsmail E. Erünsal (Osmanlı kültür tarihçisi, “Osmanlı Kültür Tarihinin Bilinmeyenleri” adlı kitabın müellifi) , bir jeoloji profesörünün Fatih Sultan Mehmed‘in Müslüman olamayacağı iddiası üzerine şunları ifade ediyor:
“(…) Tabii çok câhil, yazmaların isimlerini okuyamamış. Okumayı bilmiyor, birisine yanlış okutmuş. Konuyu hiç kavrayamamış. Osmanlı tarihini bilmiyor; verdiği hükümlerin hepsi yanlış. Bunların hepsi bir kenara, Fatih ile ilgili fecî bir iddiası var. Bazı Batılı yazarlara istinaden Fatih’in inancının olmadığını söyledi. Bunu da Rönesans yazarlarına atıfla yapıyor. Yahu Rönesans yazarının ‘dinsiz’ dediği kişi, ‘Hristiyan değil’ demektir. Fatih’in entelektüel merakını da Müslüman olmayışına (!) bağlıyor. Abesle iştigal. Bizim kaynaklarda tek bir kelime bile yoktur konuyla alakalı. Biliyorsunuz Papa Pius bir mektup yazmış Fatih’e ‘Hristiyan ol’ diye ama Fatih’in eline ulaşmamış.

Yazı merakı ve arayışı olanlar ve İsmet Özel’in yazıları

 

1970’li yıllardan bu yana İsmet Özel’in haberdar olduğum hemen her yazısını okudum. Belli bazı konularda fikirlerine, değerlendirmelerine katılmasam da onun yazılarının mübtelâsıyım. Onun kaleminden çıkmış yazılar bana yazı zevkini veriyor. Hani söyleyeceği sözü olan insanı önemseriz ya, İsmet Özel hem söyleyeceği sözü olan hem de bunu dile getirmeyi kendine özgü bir biçimde becerebilen biri.

İstiklâl Marşı Derneği internet sitesinde “Önce Namazdan Soracaklar” üst-başlığı altında çıkan yeni yazı dizisinin 3. yazısı olan “Yazmak Nedir? Veya Bir Sevgili Ne İşe Yarar? (3)” başlıklı yazısının birkaç yerinden alıntılar sunarsam bu dediğimin hem anlaşılacağını hem de şair İsmet Özel’in yazar yanını abartmış olmadığımı göstermiş olacağımı umuyorum.

Allah bizi bir erkek ve bir dişiden yarattı. Bu kelâmı söze “önce namazdan soracaklar” diye başlamışken yazışımın serencamı içine ne münasebetle dâhil ettim? Bunu bana letafeti elden bırakmayışım yaptırdı. Yaptığım araya lâf sokuşturmak değil, kaçınılmaz ve zaruri bir müdahaledir. Zihin ortamının eleştirisi söz konusu olunca yabancılaştırma efektinin yerini hiçbir şey tutamaz. (…) Hayra da şerre de müştereklik hesabına dua edilir. Günlük hayatta duyup görmektesiniz: Letafeti askıya almak isteyenler sık sık acı gerçeklerden, katı gerçeklerden söz ediyor. Bununla kesafeti öne çıkarıyor, kesafetin galebe çalmasına yardımcı oluyorlar.

“Bu enformasyon kalabalığı arasında yalın anlamları özlemeye vaktimiz olacak mı?”

 

Gökhan Özcan’ın bu günkü, beni gerçekten çok etkileyen yazısından (“Gelişigüzel sorular” başlıklı yazı, Yeni Şafak, 25 Şubat 2019) bir cümleyi bu yazıya başlık yaptım. Yazarın “Hangi hakikate ne zaman teslim olacağımızı” yürek yakıcı bir tarzda sorduğu bu değerli yazısının birkaç yerinden alıntılar sunmakla yetineceğim; onun sözleri açıklamaya, yorumlamaya gerek duyurmayacak kadar anlaşılır, düşündürücü, etkileyici bulunacaktır iyi yazıya ihtiyaç duyanlarca.”