Uncategorized Posts

İyi yazıya rastlamanın kolay olmadığı günümüzde işte iyi bir yazı İsmet Özel’den

 

İstiklâl Marşı Derneği internet sitesinde “Tersinden Edebiyat Tarihi” üst başlığı altında bir yazı dizisi devam ediyor. Bu yazı dizisinin bu gün onbeşincisi yayınlandı o sitede “Mukaddeme 15” başlıklı olarak. Bu yazının beş yerinden birer alıntı sunmam, yazının bütününü merak edip okumak isteyecekler için yeterli olacaktır sanıyorum.

Gazetelerde iyi yazı kıtlığında değerli bir yazı: “Fileye ne sığmaz?”

 

Gökhan Özcan üstâdın bu günkü yazısı, başlığından da anlaşılacağı gibi hem güncel bir olaya ciddî anlamda bir değinme hem de varoluşsal durumumuzu düşünmeye ve gözden geçirmeye bir çağrı anlamında kıymetli, uyarıcı ve sıradışı bir yazı. Bu yazının birkaç yerinden alıntılama yapmak suretiyle yazıyı tanıtmayı ve okunması gereken seçkin bir yazı olduğunu duyurmayı amaçlamaktayım. Durumumuzu düşünmemiz için önemli bir fırsat ve imkân bu yazı.

“Kelimelerin kıymetini bilmek, bilmemek, daha da ötede bilmezden gelmek”

 

İsmet Özel‘in, İstiklâl Marşı Derneği İnternet Sitesi’nde “Tersinden Edebiyat Tarihi” üst başlıklı yazı dizisinde çıkan en yeni yazısı 11 Ocak 2019 tarihli ve “Mukaddeme 14” başlıklı. Şâirin her hafta Cuma günü çıkan yazıları, okunmaya değer yazı bulmanın çok zor olduğu şimdilerde benim için önem taşıyor ve her yazısını üstünde dura dura okuyorum. İsmet Özel 1970’li yıllardan bu yana yazılarını izlediğim bir şâir. Bu yazısından bazı cümlelerini alıntılayacağım; böylece okuyanlar olursa onlara da yazıyı tanıtmış olacağım. Ayrıca bu yazıda dikkatimi çeken şâirin tesbit anlamındaki bazı deyişlerine de atıfta bulunacağım.

Son birkaç günün gazete yazılarından dikkatimi çeken ikisi

 

İlki Gökhan Özcan‘ın “Öteki” başlıklı yazısı (Yeni Şafak, 07 Ocak 2019); diğeri Mevlana İdris‘in “Yirmibeş kuruşluk ve başka ağır gündemler” başlıklı yazısı (Karar, 05.01.2019).

“Önce ne yapıp edip temiz su bulmamız lâzım.”

 

Başlık yaptığım cümle İsmet Özel‘in İstiklâl Marşı Derneği internet sitesinde “Tersinden Edebiyat Tarihi” üst başlığı altında çıkan yazı dizisinin “Mukaddeme 12” başlıklı dünkü yazısının ilk bölümünde geçiyor. “Mukaddeme 11” başlıklı yazısı şu üç cümle ile bitiyordu: “(…) Hayatımın değerini Dünya Sistemi’nin vizesine talip olmayışımla edindim. Daha açıkçası şeref diye vize damgası yeme alçaklığını hakir görme tavrımı bildim. Buradan sanat ile zanaat arasındaki farka eklenebiliriz.” “Mukaddeme 12” başlıklı yazısı “Eklenebilir miyiz?” diye başlıyor ve şu cümlesi bunun kesin cevabı oluyor: “(…) Hayır, sınıf bilincine talip bir millet olarak bu saatten sonra sanat ile zanaat arasındaki farka eklenemez, eklenip de mevhum mafevkten aferin bekleyemez, himmet umamayız. (…)” İşte başlık yaptığım cümlesi düşündüğü çareye dâir bir ipucu.