Uncategorized Posts

Değişmez tabular ve yobazlıklar…

 

Mehmet Ocaktan, “Meğer şu ‘evrim teorisi’ ne güçlü bir tabuymuş…” başlıklı yazısında, başlıkta bir şekilde ifade ettiğim güncel konuya dair düşüncelerini açıklamış. O yazıdan şu kadarını alıntılamam yeterli yazarın üstünde durduğu meselenin anlaşılması için.

İki gazete yazısından üçer cümle…

 

Yusuf Kaplan‘ın “Dikkat! ABD, Türkiye’nin altını oyuyor adım adım…” başlıklı yazısından (Yeni Şafak, 14.08.2017):

“Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!”

 

Değerli bir entelektüel ve akademisyen olan Mahmud Erol Kılıç, “Benim İslâm üniversitem” başlıklı yazısının (Yeni Şafak, 13.08.2017) son satırlarında, merhum üstad Necip Fazıl Kısakürek‘in “Sakarya Türküsü” şiirinin bu yazıya başlık olarak alıntıladığım bir dizesine yer vererek, bu şiiri epistemolojik olarak nasıl yorumladığını, yazıda ayrıntılı olarak anlatmış; son cümlesinde de şöyle ifade etmiş: “Hasılı ben geleneğimizde olduğu gibi Divan-ı Hikmet’ten, Fusus’ül-Hikem’den, Hikmetü’l-İşrak’tan hikmet dersleri yapılmayan bir İslam Üniversitesi’nin hiçbir özgün tarafı olmayacağı kanaatindeyim..”
http://www.yenisafak.com/yazarlar/mahmuderolkilic/benim-islm-universitem-2039548

İki yazıdan düşündürücü diye alıntıladığım sözler…

 

İlki İstiklâl Marşı Derneği internet portalinde okuduğum İsmet Özel’in “BAŞINI ÖRTEN KIZLAR FELSEFE BİLMELİDİR” üst başlığı altında çıkan “MENSUBİYET: KİMLERDENSİNİZ? (II)” başlıklı yazı. Bu yazının değişik yerlerinden beş cümle:

Aynı gazetede Nuray Mert’in iki konuda dedikleri ile bu yaklaşım ve görüşlere tepkiler

 

Önce evrim konusu…

Nuray Mert bir yazısında (‘Yeni Türkiye’nin tarih yazımı’, Cumhuriyet, 24.07.2017) şunları demiş: