Uncategorized Posts

Okuduğum bazı yazılardan seçtiğim sözler…

 

“(…) Tahayyül, tasavvur gibi, tasarımdan daha kapsayıcı, kuşatıcı kavrayışlardan yoksunlaşıyoruz. Tasarım fetişizmi ve enflasyonu biraz da tahayyülsüzlük ve tasavvursuzluğun neticesi gibi gözüküyor. Haydi George Carlin gibi söyleyelim: Daha çok tasarlıyor; ama daha az tasavvur ve tahayyül ediyoruz. (…)”(Süleyman Seyfi Öğün)
(http://www.yenisafak.com/yazarlar/suleymanseyfiogun/tahayyulu-olmayan-dunyada-bek-sorunu-2038484)

Bizde siyasette de, entelektüel ortamda da ortak değer yargıları yok

 

İktidardaki parti ve ikinci büyük muhalefet partisi ortak hareket edebiliyorlar şimdilerde. Ana muhalefet partisi ise hemen her durumda iktidara karşıt pozisyonunu sürdürüyor. Bu karşıtlık onun başlıca özelliği. 16 Nisan Referandum sonuçlarına bile rıza göstermedi bu parti. İtirazını Yüksek Seçim Kurulu sonuca bağladığı ve kararını açıkladığı halde ısrarını sürdürdü ama tabii ki yapacağı birşey kalmadı. Hâlâ zaman zaman “biz kazandık ama hakkımız yendi” anlamında bir söylemi tekrar ediyor.

Düşündürücü bir olay ve iki yazı…

 

İlki Londra’da 27 katlı dev bir binadaki yangın… İçinden insanların kaçıştığı, alevlerin azgınca yayılarak tüm binayı sardığı, görüntüsü insanların acizliğini ve her an başlarına ne geleceğini bilemeyerek, dahası böylesi durumlarla karşılaşılabileceğini sanki hiç akla getirmeden yaşadıklarını; hele bu dünyadaki yaşamın tüm yönleriyle bir imtihan olduğunu, bunun sonunda ise bu dünya hayatından tamâmen farklı ve ebedî bir mutluluk ya da azabın yaşanacağına sahiden de bilgi olarak da inanmayanların çoğunluğu teşkil ettiğini düşündüren bir olay…

Küresel ve tabii ki bölgesel gelişmelere dair yorumlar…

 

“(…) Kimileri bunun Üçüncü Dünyâ Savaşı olduğunu söylüyor. Bence modellemesi bir hayli zor olan bir tablo bu. Ama şu kadarını artık üzülerek de olsa teslim edebilmeliyiz: savaşları başka değişkenler üzerinden değil; pek çok şeyi bizâtihî savaşlar üzerinden değerlendirmeye doğru evriliyoruz.” (Süleyman Seyfi Öğün, “Savaşlar…” başlıklı yazısının son satırları; Yeni Şafak, 12.06.2017)

Bugün (11 Haziran 2017, Pazar) okuduğum yazılardan alıntılar…

 

Mahmud Erol Kılıç‘ın “Ramazan’da siyasal bilinç inşa etmek” başlıklı yazısından:

(…) Ramazan’da bireysel arınmamıza devam ederken toplumsal ve siyasal sorumluluklarımızı da ihmal etmeyelim ve siyasal bilincimizi de inşa edelim. Olur mu yahu demeyin. Batın ve zahir iki kardeştirler, unutmayın. Sırf mazlumun, mağdurun, mustaz’afın yanında durduğu için tarikatte on derece birden atlayan dervişler olduğunu bilin.
(…)