Uncategorized Posts

Abdülkerîm el-Cîlî’nin İnsân-ı Kâmil adlı eserinden ‘hayâl’ hakkında birkaç satır alıntı

 

Abdülkerîm el- Cîlî’nin (d.H.767/M.1365- v.H.832/M.1428) en ünlü eseri olan “İnsân-ı Kâmil”in (Mütercim: Abdülaziz Mecdi Tolun, Yayına Hazırlayanlar: Yrd.Doç. Dr.Selçuk Eraydın-Ekrem Demirli-Abdullah Kartal, İz Yayıncılık, 4. Baskı; İstanbul, 2015) Elliyedinci Bâb’ını oluşturan “Hayâl Hakkındadır” bölümünden birkaç satır alıntı sunacağım.

Cenâb-ı Hak seni muvaffak etsin, şunu da bil ki, hayâl, vücûdun(varlığın) aslı ve Ma’bûdun kemâl-i zuhûrunun kendisinde hâsıl olduğu zâtından ibârettir.

“Beynini kullanan bir sistemin kıskacındayız.”

 

“(…) Gerek kalkış noktamın ve gerekse hedefimin bir mânâ taşıması, bir gerekçeye sahip olması halen şahsen bulunduğum, milletçe bulunduğumuz yeri, o makûs mahalli, yani hemen buraları kavramadan mümkün değildir.

Hâlimiz

 

“(…) Peşine takıldığımız her şey bizi peşi sıra sürükleyip götürüyor. Biz mi meselelere takılıyoruz, o gelip geçici meseleler mi atıyor bize kancalarını, belli değil!

İki önemsediğim gazete yazısından alıntılar…

 

İlki Mahmud Erol Kılıç‘a ait “Bana göre İran’da ne oluyor? 2” başlıklı yazı (Yeni Şafak, 21 Ocak 2018). Bu yazının başlarından bir bölüm:

Türkiye’nin Ortadoğu ile ilişkisi mevzuu

 

M. Şükrü Hanioğlu‘nun Kemalist Türkiye “Ortadoğu”dan uzak mı durdu? başlıklı yazısı şu anlamlı ve yerinde cümle ile başlıyor: