Uncategorized Posts

Ahmet Taşgetiren’in “İdrak çağrısı-2” başlıklı yazısından iki bölüm

 

(…) “Beklenen mutluluk biraz ilerde.”
“Biraz…”
İfadedeki, kafiye olsun torba dolsunculuğa, laf ola haline bakar mısınız? Ne demek “biraz ilerde”? Bekleyin, safsınız ya, aptalsınız ya, benim her dediğime inanırsınız ya, sizi parmağımda oynatıyorum ya, bekleyin, işte “biraz ilerde…” Çıkmaz ayın son çarşambası gibi.
(…)

(…) Bağlılıkların oluşturduğu psikolojik edilgenlik içinde bunu yapmak kolay değil biliyorum. Ama felakete gidilirken bir şuur hamlesi olmalıydı.
Bin kişi çıksa ve “Yanlışı gördük, uyanın kardeşlerim” diye seslense, bu 15 Temmuz cinayetine gelinmezdi en azından. (…)

http://www.star.com.tr/yazar/idrak-cagrisi2-yazi-1237895/

M. Şükrü Hanioğlu’nun “15 Temmuz”a dair yazısından bir bölüm

 

(…)”Siyaset”in alan sahiplenme ve düzenlemesini gerçekleştirebilme hususunda yeni bir başlangıç yapabilmesi için iktidarın “olağanüstülük” konusundaki hassas dengeyi korumasının yanı sıra “muhalefet”in de anlamsız komplo kuramlarına cevaz vermeyerek 15 Temmuz kalkışmasının bir kurum olarak “siyaset”i hedeflediğini görmesi gereklidir.
Bu kalkışma, darbe tarihi zengin Türkiye’nin evvelce karşılaşmadığı bir altyapı ve arka plana sahiptir. Değişik küresel güçlerin taşeronluğunu yapan bir kapalı yapı 15 Temmuz’da “darbe”nin ötesinde bir “işgal” ve “devirteslim” girişiminde bulunmuştur.
Onun hedefinin bir kurum olarak “siyaset” olduğu ortadadır.
Dolayısıyla bu kalkışmanın “kontrollü darbe” benzeri komplo kuramı temelli bir söylemle “muhalefet karşıtı” bir eylem olarak kavramsallaştırılması ve “iktidar” eleştirisi için araçsallaştırılmasının “siyaset”in gerçekleştirmekte fazlasıyla ağır kaldığı kurumsallaşmasına ciddî bir darbe vuracağı şüphesizdir. (…)

http://www.sabah.com.tr/yazarlar/hanioglu/2017/07/16/kacirilan-firsat-ve-telfisi

Gökhan Özcan’ın yazısının son bölümü

 

“(…) Peki karanlık planı yapan iç ve dış odaklar, bundan önceki darbeler gibi planlarını herkesin uykuda olduğu bir saatte, sabaha karşı hayata geçirseler ve bu kadar gürültü yapmayıp daha sinsi stratejilerle önce kurumsal mevzileri ele geçirip kamu gücünü felç etseler ne olurdu? Bu şekilde bile devletin televizyonunda bildirilerini okutabildiler, bunu unutmayalım?

İsmet Özel’den bazı sözler

 

Aşağıda şair ve yazar İsmet Özel’in “Üç Zor Mesele / Teknik- Medeniyet- Yabancılaşma” adlı eserinden (TİYO Yayıncılık, Yeni Edisyon-2.Baskı:Eylül 2014, ISBN 978-605-4893-00-3) seçtiğim bazı sözler yer alacak.

Fransız filozof Jean Baudrillard’ın eski Yugoslavya’da Müslümanların uğradığı soykırıma dair bir sözü

 

Hakan Albayrak’ın “Srebrenitsa” başlıklı, 10.07.2017 tarihli Karar’da çıkan yazısında aktardığı bu söz şöyle:

“Eski Yugoslavya’daki Müslümanların maruz kaldığı soykırım, Yeni Avrupa Düzeni’nin tekâmül sürecinde bir merhaledir. ‘Etnik temizliğin’ infazcısı olan Sırplar, yeni şekillenen bir Avrupa’nın öncülüğünü yapıyorlar.” (Lettre dergisi, Kış 1995)

http://www.karar.com/yazarlar/hakan-albayrak/srebrenitsa-4425