Bu günün (25.02.2018 Pazar) seçtiğim bir gazete yazısının birkaç yerinden alıntılar

 

(…) İki ülke, Soğuk Savaş koşullarında NATO şemsiyesi altında “sensu stricto” yâni dar anlamıyla “ittifak” ilişkisi sürdürerek siyasî ve askerî güçlerini “ortak tehdit”e karşı seferber etmiştir. Ancak Atlantik ittifakı kendisini doğuran Soğuk Savaş koşullarının ortadan kalkması sonrasında kapsamlı yapısal değişime uğramış ve Türkiye ile ABD arasında bu tür “ittifak” geçmişte kalmıştır.

Şiir yazmak, felsefe yapmak ve Türkçenin başına gelenler üzerine değerli bir yazıdan birkaç alıntı

 

“(…) Niçin şiir yazmak şair katında işin bittiği, nihayete erdiği hissine yol açmaz? Ben niçin kendime mahsus şiir yazma faaliyetini askıya almama rağmen başını örten kızın felsefe bilme bahsini açmakta ısrarlıyım?

“Yitirilmiş Hikmeti Ararken”adlı kitaptan (müellifi: İlhan Kutluer) bazı sözler/ifadeler (6)

 

(…) Onlara “Sizin dünyanız” dediği dünya hayatının hakkını nasıl vereceklerini, bunu yaparken âhiret şuurunu nasıl edip de kaybetmeyeceklerini öğretti. (…)

“Yitirilmiş Hikmeti Ararken” adlı kitaptan (müellifi: İlhan Kutluer) bazı sözler/ifadeler (5)

 

“(…) Bizce modern insana unutturulan en önemli sorular, teleolojik bilgiyle yani gaye bilgisiyle alâkalı sorulardır.
Bu, modern dünya, insanı metafizik duyarlıktan koparmak üzerine tasarımlandığı için böyledir. Varoluşunun anlamı üzerinde araştırma yapma cesareti bulabilen modernler ise eğer kalplerinde kuvve halinde bulunan ‘îmân’ etme eylemini fiilî hale getirme fırsatını elde edememişlerse, nasiplerine düşen, modern fantezi dünyasının uçurumlarında çılgın ve sonsuz bir düşüşün mazohistik hazzını yaşamaktan ibarettir.

Bu günün (11 Şubat 2018 Pazar) gazete yazılarının üçünden alıntıladığım birer bölüm

 

Cüneyd-i Bağdadî’nin tasavvuf tanımlarından birisi şöyledir: “Tasavvuf vakitleri korumak, kulun haddi olmayan şeye muttali olmaması, Rabb’inden başkasına muvafakat etmemesi, vaktinden (vaktinin getirdiğinden) başka bir şeye yaklaşmamasıdır.”