Kur’ân’ın bazı sûrelerinden Türkçe anlamlarıyla âyetler
“Sizi çoklukla böbürleniş (o derecede) oyaladı ki, kabirlere varıncaya kadar ziyâret ettiniz.” (Et-Tekâsür Sûresi-102/1-2)
“Muhakkak insan Rabbine karşı çok nankördür.” (El-Âdiyat Sûresi-100/6)
“Sizi çoklukla böbürleniş (o derecede) oyaladı ki, kabirlere varıncaya kadar ziyâret ettiniz.” (Et-Tekâsür Sûresi-102/1-2)
“Muhakkak insan Rabbine karşı çok nankördür.” (El-Âdiyat Sûresi-100/6)
İbrahim Tenekeci’nin “Kar” başlıklı yazısının birkaç yerinden alıntılar:
“Kış bilgimizi tazeledik. Gökten beyaz haber geldi, uslu insanlara dönüştük. Sakinlik iyidir.
(…)
Ömer Erdem’in “Kar kardeşliği ve çocuklar” başlıklı bu günkü yazısından bazı cümleler:
“Nerede çocukları sevindiren bir şey varsa orada umut var. Kar yağınca değişir çocuk da. Peşine düş onun, izini sür. Bir çocuğu mutlu eden şey aslında büyükleri tekrar bir araya çağırıyor ve unutulmuş güzellikleri müjdeliyordur. (…)
“Havada süzülen şu kar tanelerinin yaptığına bir bakın; nasıl da örtüyorlar el ele tutuşarak hayat diye peşinde koştuğumuz şu sonu gelmez kargaşanın üstünü boydan boya? (…)”
*Kendilerine Tevrât yükletilip de sonra onu taşımayanların hâli koca koca kitaplar taşıyan eşeğin hâli gibidir. Allâh’ın âyetlerini yalan sayan kavmin vasfı ne kötüdür! Allah zâlim kavme hidâyet vermez. (El-Cum’a sûresi-62/5)