Vücûd (Varlık) Mertebeleri
“Fusûsu’l-Hikem Tercüme ve Şerhi‘nin II. cildinin sunumunda, mertebeleri ayniyet ve gayriyet bakımından ele almış ve yedi mertebeden kısaca bahsetmiştik. Burada ise gölge âlem anlayışı ile ilgili görünen bazı yönlerine temâs edeceğiz. (…)
“Vücûd (Varlık) birdir; fakat büründüğü örtüler muhtelif ve pek çoktur. Bu vücûd bütün mevcutlarının hakikati ve bâtınıdır. Bütün kâinât, hattâ bir zerre bile bu ‘vücûd‘ dan hâlî (ayrı/boş) değildir. Başka bir ifadeyle bütün mertebelerde zuhûr eden Hakk’ın bir olan varlığıdır. Mevcut varlıkların ‘hakîkat‘ ve ‘bâtını‘ (zâhir’in zıddı) bu vücûddur. Varlık sâhasına çıkmış her mevcutta, hattâ bir zerrede bile bu ‘vücûd‘ sârîdir (bulaşıcıdır). Cisimler âlemindeki her varlık zâhir olduğu şehâdet âleminden önceki mertebeleri ‘potansiyel olarak‘ kendi ‘hakîkat‘ ve ‘bâtın‘ında taşımaktadır. Bütün mevcûdât bir olan ‘mutlak vücûd‘un mertebe mertebe inmesi sonucunda zuhûra gelmiştir.
