Hidâyet ve Hüda Mertebesi
el-Hâdî İlahî İsmi
Hidâyet ve hüda mertebesi / Bütünü hidâyet olan bir mertebe / Nuruyla beni terketti / Senin halin , siyah bir renge çevirdi beni /
O benim iftiharım ve mezhebim / Beni siyahlamış gördüğünde / Efendimden istemiyorum / Beni başıboş bırakmasını / Benim bir yardımım yok / Aksine başlangıç bize ait / Herkes ortaya çıktığında ben / Ortaya çıkan şeyler için göz nuruyum / Onlara ulaşan yegâne şey / Bir ve Hak olandan ibaret / Hakkındaki emri sona erdiğinde / İş ilhada varır.
Bu mertebenin sahibi Abdunnur diye isimlendirilir. Allah peygamberlerinden söz ederken Hz. Muhammed’e ‘Onlar Allah’ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir, sen onların hidayetlerine uy’ (el-Enam 6/90) demiştir. Bir şey ancak kendi kendisiyle yürür. Demek ki bir şeyin kendisi onun nurunun ta kendisi olabilir. Varlığı ise Hakk’ın varlığından başka bir şey değildir ve O’nun varlığı nurdur. Bu itibarla böyle bir insan, insanların arasında Rabbiyle yürürken onlar kendisini fark edemez. Nitekim kudsi bir hadiste ‘Allah bir kulunu severse, kendisiyle duyduğu kulağı olur’ denilir. Ardından hadisde kulun bütün organları ve güçleri tadat edilir. En sonunda ‘kendisiyle yürüdüğü ayağı’ denilir. İnsan cemiyet içerisinde ayağıyla yürürken gerçekte rabbiyle yürür. demek ki o -başkası değil- Haktır. allah ise kendi nuruyla yaratılmışlık karanlığını izale etmiştir. Şöyle ki: gerçekte hiçbir şey ‘hâdis’ olmamıştır. Mümkün (ilâhî bilgideki) sübût şeyliğinde kalmayı sürdürür ve onun dışta varlığı yoktur. Onun varlığı Hakkın varlığında sabit hakikatinin hükmünün zuhûrundan ibarettir. Allah, Peygamberine şöyle der: ‘De ki, hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? ‘ (ez-Zümer 39/9) Bu ifade, bilmeyen hakkında söylemiş olduğu ‘onun durumu karanlıklarda kalkıp secdeye kapanan, kıyamda duran; daima görevini yapan, âhiretten sakınan ve rabbinin rahmetini uman kimse (gibi) olur mu? Ancak akıl sahipleri anlar.” Zuhûr eden her varlığın Hakk’ın varlığında bir hükmü ortaya çıkar. Bu itibarla Hakk’ın varlığında hükmü ortaya çıkmayan bir hakîkat olursa, o, karanlık sayılır. Varlık nûru yokluk karanlığını kaçırırken bilgi nûru da bilgisizlik karanlığını kaçırtır.

No Comments