Müstağnîlik var Zenginlik Mertebesi el-Ğani İlâhi İsmi
Fütûhât-ı Mekkiyye c.17, s.158 Dikkat edin! el-Ğani zatı gereği zengin olandır / Bütün cemal sıfatlarında da kimseye muhtaç değildir O / Kulun varlığı kendisinden kaynaklanmış olsaydı / Hibelerinin yüceliği nedeniyle mertebeleri de yücelirdi / Fakat Hakkın varlığı onların varlıklarını sildi / İzhar ettiği kelimeler ve hakîkatler Allah’a ait Bunu diyorum ve sözüm doğrudur, yalan değil! / O’nun ihsanlarından nasiplenmek istedim ben / Hakkı arif olan kişi hürmet eder bana / İfa etmezden önce de ecrini veririm
Bu mertebenin sahibi Abdulğani ve Abdulmuğni diye isimlendirilir. Allah şöyle der: ‘Allah âlemlerden müstağnidir.’ (Al-i İmran 3/97) Başka bir ayette ‘O zengin eden ve fani kılandır’ (en- Necm 53/ 48) der. Hz. Peygamber bu mertebeden ‘Zenginlik mal çokluğu değil gönül zenginliğidir’ demiştir. Tacirleri düşün! Ömrü boyunca kendisine, hattâ bakmakla yükümlü olduğu insanlara yetecek kadar mala sahip olduğu halde gönül zenginliğine sahip olmayan kimseler görürsün. Gönül zenginliği bir yana, öyle biri son derece muhtaçtır. İçindeki boşluğu kapatmak üzere tehlikeli yerlere gidecek kadar imkânı olsa bundan çekinmezdi. Halbuki tâcir sürekli gönül zenginliğinin peşindedir de bunun farkında değildir.
Bilmelisin ki, zenginliğin ilk derecesi var olanla yetinmek ve ona bu kanaat göstermektir. Bu itibarla gönül zenginliğinden başka bir zenginlik yoktur. Başka bir ifadeyle zengin, Allah’ın kendisine gönül zenginliği verdiği kişidir, fazla mala sahip olan değildir. Malı fazla olduğu halde fakirlik insan üzerinde hüküm sahibidir. Öyleyse insan zâtı gereği fakirdir, çünkü mümkündür; dolaylı olarak ise zengindir, çünkü üzerinde yaratıldığı suret nedeniyle zengindir.

No Comments