Temmuz 2026 Posts

[Bu Fass Şuaybî Kelimede İçkin Olan “Kalbî Hikmet” Beyânındadır]

 

Fusûsu’l- Hikem Tercüme ve Şerhi-lll / Tercüme ve Şerh: Ahmed Avni Konuk / İFAV 1983 / Altıncı Baskı.

[Bu Fass Şuaybî Kelimede İçkin olan “Kalbî Hikmet” Beyânındadır]

“Kalbî Hikmet”in Şuayb (a.s.)a tahsîsindeki sebeb budur ki: “Kalb”, Adl isminin mazharıdır; ve bedenin i’tidal sebebi ve nefsin adâleti gerektirenidir; ve feyz kalbden ileri gelip, sûret tarafına yayılır ve a’zâ‘nın hepsine eşitçe dağılır; ve sûret kalb ile baka bulur; ve rûhânî ve nefsânî kuvvetlerin toplanma yeridir; ve zâhir ile bâtın arasında berraktır; ve şuab (dallar) ve sonuçları çoktur; ve Allah câmi ismine muzâhî (benzer) dir. Kur’ân-ı Kerîm’de buyrulduğu üzere Medyen ehline: anlamca (En’âm, 6/152) “Ey ahâlî! Adl ile kileyi tamam ölçün ve teraziyi tamam tartın! Ve insanların hakkı olan eşyâlarını noksan vermeyin; ve yeryüzünde insanların hukukunu naks ile fesâd edenlerden olmayın!” derdi. İşte Şuayb (a.s.) ile “kalb” arasında fesâd edenlerden olmayın!” derdi. İşte Şuayb (a.s.) ile “kalb” arasında sâbit olan anılan ilişkilere binâen Hz. Şeyh (r.a.) “kalbî Hikmet”i Şuaybî Kelimeye tahsis eyledi; ve fütûhât-ı ilâhiyye kâmilin kalbinde hâsıl olduğuna işâreten, bu hükmünü, Sâlihî kelimeye bitişik olan “fütûhî hikmet” öncesinde zikretti.

Ma’lûmun olsun ki kalb, yani ârif-i billâhın kalbi, ilâhî rahmettendir; ve ondan daha geniştir. Zîrâ o, Hak Celle Celâluhû hazretlerini sığdırır. Oysa Hakk’ın rahmeti, Hakk’a vâsi’ değildir. (…).