Bilin ki Allah sizin mevlânız!
Merhûm Hasan Basri Çantay‘ın ”Kur’ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm” isimli üç ciltlik eserinin birinci cildinin birkaç yerinden yapacağım alıntılamalar oluşturacak bu yazıyı.
“Küfredenler (Allah’ı, Kur’ân’ı ve din olarak İslâm’ı inkâr edenler), kuşku yok ki, mallarını (halkı) Allah yolundan alıkoymaları için harcarlar. Ko harcasınlar onları! Nihayet bu, onlara bir yürek acısı olacaktır. Sonra da mağlûb olacaklardır. Küfr (ünde inâd) edenler (ise) en son cehenneme sürüleceklerdir.
(Habîbim), o küfredenlere de ki eğer (sana düşmanlıkdan) vazgeçerlerse geçmiş (günahları) yarlığanacaktır, eğer (muhârebeye) dönerlerse (kendilerinden) evvelki (ümmetler) (e tatbîk edilen ilâhî) kânun (un hükmü) muhakkak sûretde devam etmiş olacakdır.
(Yer yüzünde) bir fitne kalmayıncaya ve din tamâmiyle Allâh’ın oluncaya kadar onlarla muhârebe edin . Eğer vazgeçerlerse (onları bırakın). şüphesiz ki Allah, ne yapacaklarını hakkıyle görücüdür.
Eğer yüz çevirirlerse (korkmayın). Bilin ki Allah sizin mevlânızdır. Ne güzel mevlâdır, ne güzel yardımcıdır O!
Hani Allah onları uykunda sana az gösteriyordu. eğer onları sana çok gösterseydi elbette çekinecekdiniz ve iş hakkında çekişirdiniz. Çünkü O, hiç şüphesiz göğüslerin içini ve özünü bilendir.
Hani karşılaştığınız zaman (Allah) onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Çünkü Allah işlenmesi gereken emri yerine getirecekti. (Bütün) işler ancak Allah’a döndürülür.
Ey iman edenler, (harbeden) bir (düşman) topluluğuna çatdığınız vakit sebât edin ve Allah’ı çok anın. Tâki umduğunuza kavuşasınız. (…)

No Comments