İsmet Özel’in “Henry Sen Neden Buradasın- 1 / 4. Baskı Şûle Yayınları:231, İsmet Özel Dizisi:25

 

Bu kitaptan alıntılar:

“Ruhumu yerlerde sürünür bırakmamak için ve esen rüzgârla sürüklenen bir ruhla yaşamayı nefsime yediremediğim için bana ne kadar imkân bahşedildiyse hepsini amaca yaraşır biçimde sarf ettim.”

“İnsanlardan kopuşumu (toplumsal yabancılaşmamı) hayıflanacak bir şey olarak anmıyorum. Dünyada sanatla /sanatlı eğleşmek bana şunu öğretti: Titizlik ahlâkın ta kendisidir. Kim ki titizliği benimsemiştir; hangi işi yapıyor olursa olsun üstünkörü yaşamayacaktır. (…) Asr-ı Saadet bile dayatmasız bir dönem değil. (…) Gel gelelim, dayatanlar hep istedikleri sonuca ulaşamadı. (…) Biz insanlar HANGİ ÇAĞDA YAŞAMIŞ OLURSAK OLALIM kendimizi ya özgürlük tutkusuna kaptırmış, YAHUT DAYATMANIN ağırlığı altında kalmış halde bulduk. İnsanlık bir şekle sahipse bu şekil baş eğmeler ve baş kaldırmalarla tanınabilir duruma gelmiştir. İnsanlık BİR ŞEKLE SAHİPSE BU ŞEKİL BAŞ EĞMELER ve baş kaldırmalarla tanınabilir duruma gelmiştir. klim kime; kim neye hangi gerekçelerden kalkarak ve hangi boyutta baş eğdi; baş kaldırdı? İnsanlığın resmini merak eden bu soruların cevabını arar. İnsanlık inişli çıkışlı bir güzegâhta hareket etti. Terakki ve tereddi MUTLAK DEĞİL. Tarihe göz attığımızda HAYATI HER ZAMAN KASVETİN YÖNETMEDİĞİNİ görebiliyoruz. Dolayısıyla HEM DÜNYA, HEM DE Türkiye DAYATMALARIN BASKISINDAN ZİYADE ÖZGÜRLÜKLE DOĞAN taahhütlerin HİSSEDİLDİĞİ DÖNEMLER GEÇİREBİLİYOR. Benim gençliğim bu dönemlerden birine denk geldi. Dolayısıyla BEN GENÇLİĞİMİ ÖZGÜRLÜK TUTKUSUNA KAPILMIŞ İNSANLARLA BİRLİKTE “YENİ BİR DÜNYA” KURULMASI İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPMAKLA GEÇİRDİM. Elimden ne geliyordu? Şiir yazmak. (…)

1964 YAZI OLSA GEREK. Dalyan’da Edip Cansever’in YAZLIĞINDAKİ BİR sohbet esnasında, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde ÖĞRENCİ OLDUĞUMU BENDEN İŞİTİNCE BALIKÇI NURİ GÜLÜMSEYEREK “sizin arkadaşlar müthiş işler yapıyorlar” dedi. Şiire olan yoğun ilgime NİSPET ETMESİ SEBEbiyle mi nedir, BENİM O “MÜTHİŞ” İŞLERİ YAPANLARDAN ve hatta ONLARIN ELEBAŞILARINDAN BİRİ OLABİLECEĞİMİ TAHMİN EDEMEMİŞTİ. DelikanlıLIK GÜNLERİMDE BAŞLADIĞIM VE KENDİMCE HİÇ PEŞİNİ BIRAKMADIĞIM BU MÜTHİŞ İŞLERİN BİR BELGESİ OKUMAKTA OLDUĞUNUZ SATIRLARI YAZDIĞIM GÜNLERDE RÜBAB-I ŞİKESTE’Yİ KARIŞTIRIRKEN KARŞIMA ÇIKTI. bir yüzüne mavi tükenmezle şunlar yazılmış: BAŞAK 405, KEMALİST 908, SOL 163. seÇİMİ kaybettik. İHANETE UĞRADIĞIMIZ İÇİN. Uğur Mumcu SEÇİM GÜNÜ AĞIRLIĞINI Kemalistler lehine koydu. Doğu Perinçek BİZİM TARAFA YARIM YAMALAK BİR SELAM VEREREK İLERLEYİP DOĞRUCA DAHA ÇOK SAYIDA TANIDIĞININ BULUNDUĞU DERİNDEKİ MASADA YERİNİ ALDI. BİR SÜRE SONRA DERİNDEKİ MASADAN BİR GÜRÜLTÜ KOPTU. DOĞU Perinçek AYAĞA KALKIP Uğur Mumc’nun yüzüne haykırdı; Senin gibi adamın masasında oturmam. Kadehini kaptığı gibi gelip bizim masaya oturdu bu BİR HATIRAT KİTABI DEĞİL, olmamalı. 6O’LI YILLARDAN BAŞLAYIP yirmi sene devam eden, hareketin hangi dokuya sahip olduğu anlaşılsın diye buraya aktardım. (…) NE CUMHURİYET TARİHİMİZ SÜRESİNCE; NE DE DAHA ÖNCELERİ TÜRKİYE’DE MÜSLÜMANLARIN MANDEPSİYE BASMAK DİYE BİR DERTLERİ, ENDİŞELERİ OLMADI. (…) Ne var ki, özellikle 1960 SONRASINDA GEREK SOSYALİST VE GEREKSE Müslüman tarafların “İKTİDAR” karşısında İLGİSİZ YAŞANTILARI OLMADI. İktidar ONLARA BİR ŞEYLER YAPTI VE TÜRKİYE bir yere geldiyse SOSYALİSTLERİN VE Müslümanların BAŞINDAN GEÇEN VAKIALAR SEBEBİYLE GELDİ. nERESİDİR GELİNEN YER? BUGÜN ARTIK BU SORUNUN CEVABINI MERAK EDEN kalmadı. (…) Birçokları ne olursa olsun VERİLECEK cevaptan korkuyor. Birçokları SAHİP OLDUĞU KANAATİN GÜVENLİĞİ İÇİNDE ORTAYA böyle soruların konulmasını abesle iştigal olarak görüyor. (…) Bu arada ben ne düşünüyorum? ÖMRÜMÜN İLK yarısı (otuz yılı) SONA ERENE KADAR SOSYALİSTLERLE (komünistlerle?) MERHABALAŞMIŞ, ikinci yarı SÜRESİNCE DE Müslümanlarla (islâmcılarla?) SELâmlaşmış biri olarak ben acaba bir şeyler düşünüyor muyum? düşünüyorsam; düşündüğümün bir kıymet-i harbiyesi var mı? (…) Yaşadıklarım vesilesiyle DİKKATLERİ gücüm yettiğince ŞU HUSUSA ÇEKMEK İSTİYORUM: Bugün 2004 YILININ Türkiye’sinde (bu kitabın yayınlandığı yıl) hayatın akışına BİR ANLAYIŞ ORTALAMASI HÜKÜMRANDIR. (anlayış ortalaması demek ne şiş yansın; ne kebap demektir; alelaâdelik demektir; sivriliklerden arındırılmışlık demektir, sıradanlık demektir. (…) İNSANLAR ANORMALİ ÇEKEMİYORLAR. (…) Türkiye’nin yaşama gücünü dinamitleyenler yutturmacalıktan; yani hokkabazlıktan başka bir şey yapmadılar. bilinsin ve hatırlansın ki, CUMHURİYET İLAN EDİLDİĞİNDEN GÜNÜMÜZE (2004’e) kadar geçen seksen yıllık süre içinde programı teokratik devlet hedefi içeren herhangi bir siyasi akım baş göstermemiştir. (…) İktidar seçkinleri gayri-Müslim HAYAT TARZININ bütün tezâhürlerinin Türk milletini ÇIKMAZA SOKTUĞU VE orada zelil bıraktığı FİKRİNİ GÜNDEME YAKIN TUTMAK istemiyordu. SEBEP BU OLDUĞU İÇİN İRTİCA ÇIĞIRTKANLARI HER AŞAMADA karşılarında kendi hassâsiyetlerine MAZERET ÜRETEN HASIMLAR BULDULAR. Denilebilir ki CUMHURİYET TARİHİ BOYUNCA irtica çığırtkanlarına düşmanlık gösterenler DOSTLUKLARINI gayri-müslim hayat tarzından esirgemediler. Henry! Sen, neden burada olduğunu bilmek zorundasın!


No Comments

Leave a Comment

Please be polite. We appreciate that.
Your email address will not be published and required fields are marked