admin Posts

Son günlerde okuduğum gazete yazılarından birer cümle…

 

“(…) Önemli olan ‘Batılı‘ kimliği sahiplenmenin ‘evrensel değerleri benimseme‘ anlamına gelmediğinin görülmesidir. (…)” (M.Şükrü Hanioğlu)
http://www.sabah.com.tr/yazarlar/hanioglu/2017/05/07/ortadogululuktan-batililika-kimlik-seruvenimiz

Dikkatimi çeken üç gazete yazısından birer bölüm…

 

“(…) Sağlam bir idrakin rahatlıkla farkına varabileceği ve dolayısıyla tedbir alabileceği savrulmaları, biz güncel meselelerin getirdiği günlük olağan konum alışlar gibi görüyor ve değerlendiriyoruz. Bu bizi hem zeminsiz, hem tarifsiz bırakıyor.

“Sıradan çirkinlik”

 

Gökhan Özcan‘ın 01.05.2017 tarihli yazısının (Yeni Şafak) başlığı böyle. Bu yazıdan ‘alınacak ders’ de desem, ‘öğrenilecek çok şey’ de desem fark etmez, var. Ama ders almaya, bir şeyler öğrenmeye kendilerini kapamış olanlar göremezler böylesi yazılardaki bilgeliği. Onların en başta bilgeliğe kapalı oldukları rahatlıkla söylenebilir. “Sıradan çirkinlik”, öylelerinin kendilerini, yapıp ettiklerini tanımlamak için en uygun temel özellikleridir.

Okuduğum bazı gazete yazılarından …

 

* “Kalkınmacı muhafazakârlık” ve “devletçi modernleşmecilik” değişik dönemlerde “iktidar” olmuşlar; ama “demokrasi” ve “çoğulculuk” söylemini büyük çapta “muhalefet“te iken kullanmışlardır. Bunun temel nedeni, her iki ideolojinin de “demokrasi“nin ikinci, hattâ üçüncü planda kaldığı “mega söylemler“e sahip olmasıdır. (M.Şükrü Hanioğlu, Bir muhalefet söylemi olarak “demokrasi”, Sabah, 30.04.2017)

Güncel siyasette aramızda yine kamplaşma teşvikçileri faal durumdalar

 

Hepsi ısrarla ve merakla düşünce, hikmet, ilim-irfan beklentisiyle okuduğum, tâkipçisi olduğum yazarlar olmasa da, isimlerini geçmişten bu yana kimi dergilerden ve gazetelerden bildiğim bazı yazarların şimdilerde değişik gazetelerde çıkan yazılarına zaman zaman göz atma gereği duyanlardanım.