H.Bülent Kahraman: “Trump bu neo-con siyasetin uzak veya yakın sonucu.”
Yazarın başlıkta aktardığım sözünün devamında şu cümle de var: “Durum başka bir şey düşünülmesine izin, olanak ve fırsat vermeyecek kadar açık. (…)”
Yazarın başlıkta aktardığım sözünün devamında şu cümle de var: “Durum başka bir şey düşünülmesine izin, olanak ve fırsat vermeyecek kadar açık. (…)”
*O, “dîni doğru tutun, onda tefrikaya [ayrılığa] düşmeyin” diye dînden hem Nûh’a tavsiye ettiğini;[aynı anlamda] hem sana vahyeylediğimizi; hem İbrâhîm’e, Mûsâ’ya ve Îsa’ya tavsiye ettiğimizi, sizin için de şerîat yaptı. Senin kendilerini davet etmekte olduğun şey müşriklerin [Allah’a ortak koşanların] üzerinde büyüdü (ağır geldi). Allah kimi dilerse buna, onu seçip çeker, (ancak kendisine itaatla) dönmekte olanları bunda başarılı kılar. (Şûra Sûresi 42/13)
‘Turgut Cansever’le ilgili bir konferans, seminer, birkaç kişinin konuşacağı bir anma toplantısı, dergi veya gazete yazısı hep ilgimi çekmiştir. Ama maalesef ölümünden sonra. Onun değerini öldükten sonra farkedenlerden biriyim; îtiraf ediyorum.
Düzenli aralıklarla kitapları yayınlanmakta olan kıymetli hikâye ve deneme yazarı, yıllarca Dergâh Yayınları’nı ve Dergâh isimli edebiyat-sanat-kültür dergisini yönetmiş, aynı zamanda gazete yazarı olan Mustafa Kutlu’nun bu günkü yazısının (Yeni Şafak, 01.02.2017) altında bir ‘not’ dikkatimi çekti ve düşündürdü beni.
“Allâhım! Biz Sen’den yardım, ettiklerimizden dolayı Sen’den mağfiret dileriz. Sen’den hidâyet isteriz. Sana îmânımız var. Sana tevbe ederiz. Sana tevekkül ederiz. Her gûnâ sıfât-ı medh ile Sana senâ ederiz. Sana şükrederiz. Sana küfretmeyiz. Sana muhâlefet ve isyân edeni başımızdan atıp terkederiz. Allâhım, ibâdeti Sana ederiz. Namazı Sen’in için kılar, secdeyi Sen’in için ederiz. Koşuşup çabaladığımız hep Sana doğru gelmek içindir. Sen’in rahmetini umar, azâbından çekiniriz. Zîrâ Sen’in ciddî azâbın kâfirlere bulaşır.”
Kaynak eser: Sahîh-i Buhârî Muhtasarı ve Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, 3. Cild, s.239, Müellifi: Zeynü’d-dîn Ahmed b. Ahmed b. Abdi’l-Lâtîfi’z-Zebîdî, Mütercimi: Darülfünun Müderrislerinden Ahmed Naim, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Sekizinci Baskı, Ankara, 1983.
[gûnâ: türlü. Küfretmek: Allah’a ve Din’e inanmamak, Allah’ı ve Din’i inkâr etmek. Kâfir: Küfreden, küfredici.]