Ömer Türker’in “Metafizik ve Gayb” başlıklı yazısının birkaç yerinden alıntılar

 

O yazı Teklif adlı 2 aylık düşünce dergisi’nde (KETEBE Yayınları Temmuz 2022/sayı 4) yayınlandı (s.54-61). Onun birkaç yerinden yapacağım alıntılamalar da bu yazıyı oluşturacak.

“(…) Metafizik üç temel kısımdan oluşur. Birincisi, umûr-ı âmme veya ontoloji olarak adlandırılan varlığın genel durumlarının ele alındığı kısımdır. Varlık, yokluk, imkân, zorunluluk, imkânsızlık, tümellik, tikellik, illiyet gibi meseleler bu kısımda ele alınır. Bu kısım, metafiziğin kapsamına giren tüm nesnelerle yani mevcutların tamamıyla ilgili olup esas itibariyle insan aklına çeşitli yollardan gelen veriler üzerinde tefekkür edilmesiyle inşa edilir. Diğer deyişle bu kısımda, mantıksal tahliller yoğun olarak görülür. Zira algılar zorunluluğu, imkânsızlığı, tümelliği, tikelliği veya nedenliği vermez. (…) Umûr-ı âmme kapsamına giren meseleler, belirli bir nesne olarak algıya konu olmadığından saf nazarî olarak idrak edilirler. (…) Metafiziğin ikinci kısmı, fizik ve matematik bilimlerin ilkelerinin temellendirildiği kısımdır. (…) Bu kısım felsefî metafizik, kelâm ve tasavvuf gibi küllî olma iddiasındaki disiplinlerin bulunduğu ilimler mecmuasına göre farklılık gösterebilir.

Kur’ân-ı Kerîm Tevbe Sûresi’nden anlamlarıyla beş âyet

 

“(Münafıklar) sizin rızanızı kazanmak için Allah’a yemin ederler. (‘Peygamber’e eziyet ettiğimiz söylentisi yalandır’ derler) Eğer bunlar mü’min iseler, daha önce Allah’ı ve Resûlünü razı etmeleri daha lâyıktır.”(Tevbe, 9/62)

Yemin olsun ki, (Tebük seferine giderken seninle alay eden) münafıklara (benimle ve Kur’anla niçin alay ediyorsunuz? diye) sorsan, mutlakaBiz sadece (lâfa) dalmış şakalaşıyorduk!derler. ‘Allah ile, âyetleri ile ve Peygamberi ile mi eğleniyordunuz?’ de.”(9/65)

Boşuna özür beyan etmeyin. İman (ettiğinizi söyledik) ten sonra küfrettiniz (inkâr ettiniz). İçinizden bir kısmını affetsek bile, bir kısmınızı, suçlarında ısrar ettiklerinden dolayı azabımıza uğratacağız.” (9/66)

Münafıkların erkekleri ve kadınları birbirinin tıpkısıdırlar. Kötülüğü emrederler, iyiliği yasaklarlar. Ellerini sıkı tutarlar (hayır yapmazlar). Onlar Allah’ı unuttular, Allah da onları unuttu! Doğrusu münafıklar fâsıkların (yoldan çıkmışların) ta kendileridir.“(9/67)

Allah, münafıkların erkeğine, dişisine ve bütün kâfirlere ebedî kalmak üzere cehennem ateşini va’d buyurdu. Bu onlara yeter. Allah onları rahmetinden uzaklaştırdı. Onlar için devamlı bir azap var.” (9/68)

İsmet Özel’in “Üç Zor Mesele Teknik-Medeniyet-Yabancılaşma” kitabının (TİYO Yeni Edisyon 2.Baskı Eylül 2014) başlarından birkaç yerden alıntılar

 

Üç Mesele benim İslâm’ı ‘tecrid’ safhasında kavrayışımın bir ürünüdür. İslâm’ın kavranılmasında günümüz insanlarının üç safha geçirdiklerini veya geçirmeleri gerektiğini kabul ediyorum. Bu safhaları ‘tecrid’, ‘tefrid’, tevhid olarak adlandırıyorum. (…)

‘Tecrid’ (soyutlama), İslâm’ın emir ve nehiylerinin bütün zamanlar ve yerlerde geçerli olduğunu bilmektir. İslâm’ı anlama bakımından ‘tecrid’ safhasında isek müslim olarak düşünür ve davranırız. (…)” (s. 24)

“Teklif”deki (2 aylık düşünce dergisi, KETEBE,Sayı 4-Temmuz 2022, Gayb üzerine) Açık Oturum’dan alıntılar

 

“Bir şey hakkında yargıda bulunmak, o şeyin tasavvurunun uzantısı olduğuna göre öncelikle gayb kavramını açıklığa kavuşturmak gerekiyor. Bu çerçevede gayb, metafizik ve meçhul kavramları arasında bir ayrım yapmak önemli. Çünkü günümüzde büyük oranda metafizik ile gayb karıştırılıyor; hatta bazen meçhul yani bilinmeyen anlamında kullanılıyor. (…) Öncelikle sorun şu: Bu değişik kavramlar ve durumlar arasında ne tür bir fark var? Ve elbette bu farklar belirlendikten sonra gaybı nasıl tanımlayabiliriz?”(İhsan Fazlıoğlu)

“Konuşmak tarih bilincinin kendisidir.”

 

İsmet Özel’in İstiklâl Marşı Derneği internet portali İsmet Özel Köşesi’nde ALIN TERİ GÖZ NURU üst-başlığı altında TOPLUM MU BİREY Mİ? başlığıyla çıkan 13 Cemaziyelevvel 1444 (7 Aralık 2022) tarihli yazısının (www.istiklalmarsidernegi.org.tr/IsmetOzel?İd=152&Katld=7) birkaç yerinden yapacağım alıntılamalar (bunlardan ilki o yazının son cümlesi olup alıntı olarak başlığı teşkil ediyor) oluşturacak bu yazıyı.