İsmet Özel’in en yeni yazısından bazı satırlar
“(…) Benim şiir yazma yükü altına girmemin anlamını ‘yazmak’ mastarıyla karşılamak zordu. Öyle ki, işe başlayarak yolu yarılama meselem olmadı; işe başlayarak işi bitirmiştim.
“(…) Benim şiir yazma yükü altına girmemin anlamını ‘yazmak’ mastarıyla karşılamak zordu. Öyle ki, işe başlayarak yolu yarılama meselem olmadı; işe başlayarak işi bitirmiştim.
Eskiden (1960’lı-70’li yıllarda) dînî kitaplar neşreden İmam-Hatip okulları ve Yüksek İslâm Enstitülerinde hocalık yapan isimleri ünlü kişiler günümüzdeki İlahiyat fakültelerinde akademisyen olan ve yazıları, kitapları çıkan kişilere göre çok çok az idiler.
“(…)Sen ilim tahsili ile meşgûl olduğun vakit, başka türlü amel ile iştigâle vaktin uygun olmaz. Vakitlerini ilim tahsili işgal eder. Düşmanların seni başka amelden alıkoydukları için sevinirler. Halbuki o zavallılar bilmezler ki, ilim kendi hakikatinin verdiği şeyin gayrinden geri durur. Yani ilim öyle bir şeydir ki, neticede marifetullâha ulaştırır.