Cumhuriyet Türkiyesi’nde Bir Mesele Olarak İslâm

 

İsmail Kara’nın dergâh yayınları’ından 3. Baskısı çıkmış olan bu kitabının birkaç yerinden yapacağım alıntılamalar oluşturacak bu yazıyı.

“Bizde dini cemiyetin dışına atmak değil; bilâkis inkılâbın emrine vererek yaşatmak lâzımdır. Camileri yıkıp, terkedip onların yerine halkevleri yapmak suretiyle hedefimize varamayız. Her zaman camide toplanan halka oradan sesimizi duyurmak; oraları modern halkevleri haline koymak; din sınıfını ortadan kaldırmak, herkesi din ve dünya nâmına konuşturmak mümkündür. İslâmlık bu bakımdan en modern; en ileri dindir”. Ahmet Hamdi Başar

Cumhuriyet tarihi boyunca, laiklikle irtibatlı olarak meşruiyeti, statüsü, yetkileri, sorumlulukları ve faaliyetleri çokça tartışılan kurumlar listesinin ilk sıralarında Diyanet İşleri Başkanlığı yer almaktadır. Anlaşılan odur ki bu tartışmalar önümüzdeki yıllarda, AB süreciyle de doğrudan alâkalı bir şekilde gündemde kalmaya devam edecektir.

Diyanet üzerindeki bu tartışma yoğunluğunun sebepleri çok da gizli ve anlaşılmaz değildir. Öncelikli sebep, Türkiye şartlarında ortak / paylaşılabilir tarifi hâlâ yapılamamış olduğu için ilmî / hukûkî bir kavram olmaktan çok siyasî ve tarafların ideolojik mücadele aracı düzeyinde kullandıkları laiklikle ilgilidir. Laiklik kavramının muğlak bırakılması doğrultusundaki kuvvetli ısrar (mevcut durum) veya netliğe kavuşturulması istikametindeki zayıf talep (arzulanan durum) şüphe götürmez bir öneme sahip olmakla beraber laiklik etrafında teşekkül eden problemler ancak Cumhuriyet ideolojisi ile din / İslâm arasındaki ilişkilerin mantığı ve siyâseti kavranarak anlaşılabilir ve çözülebilir.

Siyasî merkezin, üniversitelerin ve fikir çevrelerinin, laiklik meselesini soğukkanlılıkla ele alma teknikleri ve alışkanlıkları edinememiş olmaları yüzünden ortaya çıkan gerilimli alan ise psikolojik sebep olarak mutlaka zikredilmelidir. Diyanet’le ilgili kuşatıcı olması gereken çalışmaların yetersizliği ve bilgi birikimi düzeyinin düşüklüğü ise ilim ve fikir dünyamızın mevcut şartlarıyla irtibatlı olarak zikredilmesi gereken bir başka sebeptir. (dipnot: Diyanet’le ilgili kuşatıcı çalışmaların yetersizliği ve bilgi birikimi düzeyinin düşüklüğü ise ilim ve fikir dünyamızın mevcut şartlarıyla irtibatlı olarak zikredilmesi gereken bir başka sebeptir. (dipnot: Diyanet’le ilgili kayda değer Türkçe akademik tek matbu kitap çalışması, İştar Tarhanlı’nın İdare hukuku dalında yaptığı ve fakat din_siyaset ilişkileri açısından zayıf olan tezidir. İştar B. Tarhanlı, Müslüman toplum Laik Devlet – Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı, İstanbul , Afa Yay.,1993. Mehmet Bulut’un Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaygın din eğitimi’ndeki yeri Başlıklı doktora tezi (henüz yayınlanmamış (A.Ü. S.B. Enstitüsü, 1998).

No Comments

Leave a Comment

Please be polite. We appreciate that.
Your email address will not be published and required fields are marked