Gökhan Özcan’ın “Hayatın fiziği ve metafiziği” başlıklı yazısının (Yeni Şafak, 20.12. 2021) birkaç yerinden alıntılamalar
“(…) Tepeden tırnağa teknikle, mekanikle, organizasyonla, projeksiyonla doldu hayatımız. İnsanın ve hayatın metafiziğine dair meraklarımızı neredeyse tamamen yitirir hale geldik. İnsan da hayat da tek boyutlu değil oysa. Bu tek boyutluluğa mazeret kılınan bilim bile öyle değil hattâ… Tabiatımız alemi bu şekilde tek boyutlu kavramaktan, metafizik derinliğinden yoksun kılınmış bir insan ve hayat algısıyla idare etmekten ızdırap duyuyor. Hızla çogalan ruhsal daralmalardan, psikolojik arızalardan , asabiye patlamalarından bunu görebiliyoruz. (…)
‘Yaşayan benliğin tek ereği vardır ancak; kendi varlığının dopdolu bütünlüğüne ermek, bir ağacın tepeden tırnağa çiçeğe duruşu, bir kuşun bahar güzelliğine ya da bir kaplanın parıltıya bürünüşü gibi’ diyor D.H. Lawrence, ‘Anka Kuşu’ kitabında.
