“Şark’ın en sevgili sultanı”

 

Salâhaddîn Eyyûbî, 4 Mart 1193’te Dımaşk’ta hayata gözlerini yumdu. Ardında geniş bir coğrafyaya yayılmış bir devlet, İslâm dünyasının gönlünde ise silinmez bir hatıra bıraktı. Adı Libya’dan Yemen’e, Filistin’den Suriye’ye, Mısır’dan Kuzey Irak’a kadar pek çok bölgede hutbelerde anıldı. Şiî Fâtımî hilâfetine son vererek İslâm coğrafyasındaki ideolojik parçalanmayı durdurması, en büyük başarılarından biri olarak tarihe geçti. Kudüs’ü yeniden fethetmesi ise onu haklı olarak İslâm tarihinin en önemli şahsiyetleri arasına taşıdı. Ömrünün büyük kısmını savaş meydanlarında geçirmesine rağmen Salâhaddîn imar faaliyetlerini ihmâl etmemişti. Hâkim olduğu topraklarda çok sayıda câmi, medrese, köprü, kale ve hamam yaptırdı. Onun döneminde ilim hayatı da canlılık kazandı; Eyyûbî coğrafyasına gelen pek çok alim kıymetli eserler kaleme aldı. Özellikle Mısır ve Suriye, İslâm dünyasının en önemli kültür ve ilim merkezlerinden biri hâline geldi. Kaynaklar Salâhaddîn’in Kur’ân-ı Kerîm’i ezbere bildiğini, adâletli ve cömert bir hükümdar olduğunu aktarır. Ölümünde özel hazinesinde yalnızca 1 Mısır dinarı ile 36 veya 47 Nâsırî dirhemi bulunduğu kaydedilir. İslâm dünyasının yetiştirdiği en büyük devlet adamlarından Salâhaddîn, hem şahsiyeti hem de icraatlarıyla bütün Ortaçağ dünyasını derinden etkilemişti. “Şark’ın en sevgili sultanı” ünvanını sonuna kadar kadar hak ettiğine şüphe yoktur.

No Comments

Leave a Comment

Please be polite. We appreciate that.
Your email address will not be published and required fields are marked